Büyümesine Engel

Büyüyememek bir sorun… Büyümesine izin vermemek bir başka sorun!.. Çocuklarının büyümesine müsaade etmeyen anneler, babalar. Kardeşlerinin büyümesini istemeyen abla ve abiler ya da kardeşler. Eşlerinin büyümesine izin ve imkan vermeyen diğer eşler. Kimisi ona ihtiyaç duyduğundan. – Büyüyüp güçlenen ve kendi başına birey olanın bir hayat kuracağından kendi hayatıyla meşgul olacağından korktuğundan. Kimi tek anlamını…

Kılıf

Kılıf, kelime anlamı; “bir şeyi korumak için üzerine geçirilen, kendi biçimine göre ve genellikle yumuşak bir şeyden yapılmış özel kap.” Düşüncelerimiz de, beklentilerimize kılıf olur. Kabul edilebilir, anlaşılır, desteklenir… oluşu, düşüncenin kılıflarına uygun olması halinde geçerli olur. Kalıp düşünce, önyargı, düşünce aralığı, algılanabilirlik, algı sınırları,… olası birer düşünce kılıfını temsil eder. İlgili kılıflar belirli niteliklerdeki…

Dünyanın Sonu

Çocukken dünyanın sonu olduğunu sandığım kaçırılan çizgi film ve alınmayan dondurma… Meğer onlar, dünyanın sonu değilmiş. Hayatımın, ölümle kalım savaşı kabul ettiğim yıl sonu karnesi… Meğer o da dünyanın sonu değilmiş. Olmazsa, var olmayacağımı, Olmazsa, onsuz olmayacağımı, Dışında, bir başka seçeneğin düşünülemeyeceğini, ….. Sandıklarımın hiç birisi, meğerse dünyanın sonu değilmiş. Delicesin korkulan sonların hepsi, bir…

Eskitilmiş Sevdalar

Unutulmuş aşklar, eskitilmiş sevdalar, geçmişlerde, bir yerlerde kalmışlar… Sonsuza kadar süreceği düşünülmüş nice beklenti, Bir zamanda, bir yerlerde düşürülüp kaybedilmiştir. Zaman ilerlerken, onlar gerilerde kalmış ve ona uyamamıştır. Dünyanın sonu sanılan çoğu zaman, Zamanın içerisinde çoktan unutulmuş, hiç olmamış varsayılmıştır. Hiçbir duygu zamana direnemez. Tüm duygular, – belirli bir hızda yükselir, – ivmelenir, – zirve…

Tüm Hep Hiç ve Asla

Tüm, yangınların küllerinden…  Hep, yeniden doğmazsın. Hiç, yeniden ateş. Asla, eskisi gibi olmazsın. Hiç olmamış gibi, orjinalinin aynısı olan eski halimize gelemediğimiz acılar ve olaylar yaşarız. Yaralanmış olduğumuz yerlerde, dikiş izlerimiz hep kalır. Her tükeniş, geride yeniden yanacakları bırakmaz. Eğer yanacak ise bir daha. Yanan alev sadece kuru öfke olur. Üstelik ne yanan kibriti,…

Bu Dünyada

İnsanlar, İnsanlığını ve vicdanını Ne zaman kaybetti? Nasıl kaybetti? Neden kaybetti? İnsanlığın bozulmuş hücreleri, hem sağlıklı insanları hem de tüm yaşamı etkileyerek hasat etmekte. Kıyım var… Kıyan var… Kıyılan insanlar var… Bu insanlar ve bu insanları hasta eden politikalar var. Bunları gerekli, geçerli ve anlamlı kılan düşünceler üretilmekte. Huzura, mutluluğa, refaha işlemeyen zihinler var artık…

Hareketli Sabitlik

“Kimler geldi kimler geçti hayatımdan” cümlesindeki ben, transit geçişi olan bir yola dönmüşken. Duranlara ve konaklamalara hayatımda bir yer ayırmamış olmanın eksikliğine sahip olurum. Gelenleri bekler, gidenleri izlerken kendi gittiğim yoldaki sabit duruşumu sürdürmüşümdür o ana kadar. Bunu bilir, bunu yaşarım. Bir yere sabitlenmek güzeldir belki. Giderken sabitlenmek, gidenlere sabit bir konak olmak. Bazen direksiyonda…

Yağmacılar

Yağmacılar denen bir grup zihin var. Yaratmak, üretmek ve sahibi olduklarıyla gururlanmak onların işi değil. Bunlar, düşüncenin ve insanlığın kanser hücreleri gibi. İstila ettikleri kadar ve alanlarının dışına taşıp, diğer hücrelere hakim olabildikleri ölçüde hayatta kalabiliyor. İnsan evriminin bir kaç alt basamağına sıkışıp kalmış, yağmacı ve istila peşindeki zihinler basit varlık çabalarının sonlarında kendi yok…