denge, arkındalık, bütünlük, bireysellik, Özgürlük
İnsan, hep bir mucize aramış. Esas mucizenin kendisi olduğunu, hiç bir zaman anlamamış. Büyülü güçler, mucize ve sihirlerle dolu hayal dünyasında yaşarken. En büyük sihrin, kendisine verilen bu hayatın olduğunu küçümsemiş. Ve o sahibi olduğu hayatı, bir gün elinden alınarak cezalandırılmış.
İlahi bir denge vardır bu evrende. Mevcut düzendeki payın ve sınırın önemlidir. Payına düşeni yapmazsan, Ya da sınırını aşarsan. O zaman denge sistemini, ve onun koruyucu ve düzenleyici kuralları tetiklersin. Sistem kuralları, bazen basittir. Bazen de inanılmaz iç içe ve bağımsız değişkenler ile yenilenen dizilimler içerir. Algıladığımızdan daha farklı şekilde;Doğru yanlış, iyi kötü… insani yargıların…
Olgunlaşmış elmaların, gururla dallardan kendisini bırakışına bakın. ” Ben olgunlaştım.” diyerek dalından ayrılışını izleyin. Toprağa düşünce anlamaya başlayacak. Çekirdeklerinden toprağa karışıp, kök salması gerekecek. Fidan olmak için, topraktan çıkmaya çalışacak. Sonra rüzgara, yağmura, kuraklığa direnecek. Büyümek için uzun yıllar harcayacak. Bir gün gelecek ve ilk meyvesini verecek. O meyve, ” Ben olgunlaştım ” diyecek.
Sezilerin en büyük kaynağı boşluktur. Sonsuz boşluktaki belirsizlik ve sayısız olasılık arasında öylece durabilmektir. Ne zaman ki, belirli bir şeye tutunmak istersin. Ne zaman ki, mantığını devreye sokarsın. Ne zaman ki, korkuya ve teretdüte düşersin. O zaman, seziler kaybolur ve yanılgılar başlar.
İnsan içinde sorulmamış soruların, verilmemiş cevaplarını barındırır. Çözümsüzlüklerin, çözümü içinde yaşar. Eksiklerinin, tamamlayıcısı ile gezer. Geçmişi ve geleceği ile birlikte yaşar. Aslında hep potansiyelini keşfetmeyi umar. Elinin hemen altındakilere, binlerce km uzakta yaşar.
Her şey olmak ve hiçbir şey olmak, Birbirinin aynıdır. Tüm inanç sistemleri ve öğretiler bu noktaya ulaşmanın yolları üzerine odaklanır. Sonuç da insan, bir veya bir kaç şeydir. Her şey ve hiçbir şey olmak beden bulmuş yaşamında onu sınırlar. Bu çaba boşa da değildir. Bir gün ruh yalnız kalacaktır. Bedenli varlığında verdiği bu mücadele, işte…
Bu dünyayı, hayatı, yaşamı, bunların hepsini sevmesini öğrenmek için geldik dünyaya. Sadece iyisiyle değil, İyisi ve kötüsüyle birlikte sevmesini öğrenmek için. Güzel olanı herkes sever. Bu bir yetenek gerektirmez. Özel değil. Olanı, olduğu sibi sevebilmek zor olan. Kabullenebilmek emek isteyen. Esas en zor olan ise, kendini sevmekte. Bizi biz yapan dünyayı da, bu nedenle çok…
Aynı anda kaç katmanlı bir bilinci kontrol edebilirsin. “Dünya tepsi gibi düzdür” bakışından, ” Dünya yuvarlaktır” bilincine geleli daha anca bir iki yüzyıl oldu. Bilincinde tek katmanlı, düz bir zemin olmadığını anlamak gerek. Aynı anda birden fazla şeyi işleyebilirken, gözlemleyebildiği şeyin tek oluşu onu tek katmanlıymış zannetmemize neden olur. Bu bilgi ne işimize yarar? Sizi…
Çalışmalarında saatlerce insanların frekans ve düşünce modellerine uyumlanarak zaman geçirdikten sonra, bir daha hiç kimse ile uyumlanmamak için çaba harcarım. Bu yüzden yazılarım da asidir. İnsanların duygularını anlamak ve onlara hitap etmek değildir artık isteğim. Özel zamanların insanlardan uzak arınmalarda geçer. Ana odaklanmak ve çalışmaya adanmak insanı kendinden alır ve bir başka kişiye taşır. Tekrar…
Kaos ve düzen Kaosların yaratıcıları, düzene bağlılığı güçlendirmek için bunu yaparlar. Onların bakışına göre, kurulu düzenlerinin devamı, mevcut tehditlerin ( kaos ortamlarının ) büyüklüğüne bağlıdır. Unuttukları bir şey vardır. Kaos, karanlık delik gibidir. Büyür. Yaydığı negatif büyür. Korku büyür. Umutsuzluk büyür. Bulaşır ve her yeri kaplar. Gün gelir, kontrol edilemez hale gelene kadar büyür. İşte…