İnsan Erozyonu

İnsan Erozyonu İnsanın en verimli kısmını, kaymağını alıp sıyırır. Günümüzün en büyük sorunu insan erozyonudur. Bu erozyon insanların birbiri ile bir arada yaşaması sonucu birbirleri ile temaslarında yine birbirlerini yıpratmaları ile olur. Diğer bir tipide sosyal toplumsal ekonomik kültürel olarak büyük debilerle bireye yönelmiş hedeflemeler neticesinde gerçekleşir. Kim olduklarını bulmaya, en verimli yönlerinden haberdar olmaya…

Onun Sadece Dilinde

“Onun sadece dilinde var…” Dilimizde olanlar aklımızda olanların bir uzantısıdır. Aklımızdaki bizim meselemizdir. Ya da meselemiz aklımıza düşer. Oradan da yerçekimi buya, aşağıya doğru inerken dilimizden kayar ve düşer. Aslında içinde çözemediğini dilinde çözmeye çalışır insan. “çok egolu, egoist, bencil…” cümleleri sahibinin bunların üzerinde abartılı duruşuna itafen hayat bulur. “ Namus, ahlak…” “cinsellik” “din, iman”…

Sözcüklerin Renkleri Olsa

Sözcüklerin renkleri olsa Kırmızı, yeşil, siyah, gri bazıları da mavi, turuncu ya da beyaz olurdu. Hem kelimelerin, hem de onları söyleyen dudakların kendine has duygusu enerjisi tonu ve titreşimi sözcüklerden diğer insanlara geçer. Titreşimler dünyasında ölçülebilen titreşenlerden biri sestir. Kelimeleri sesimizle titretir ve kulaklara titreşimlerimizden oluşan mesajlarımızı göndeririz. Ne söylediğimiz işin bir yönüdür. Diğer yönü…

Özümüzde

kimlik, kişilik, karekter, benlik, derin benlik, ruhsal benlik, rol kimlik, gibi pek çok kavram var ortalıkta. Farkı yokmuş gibi algılanan onlarcasını ayıran farklar var. Tek varlıkta yaşamaya çalışan farklı yaşam biçimleri gibi onu sarıyorlar. Bunlar kat ve kat ruhuna giydirilmiş kıyafetler gibiler. Sıcaktan soğuktan korur gibi, Ayıplarını gizler gibi, Bedenine bir kat daha katman olur…

Değişim, Öğrenme ve Tekrarlar

Tabloda olduğu gibi kodlanır. Bu yüzden değişim – Geçmişle geleceği bu günde bağlayıcı olmalıdır. – Bütünlük oluşturacak, tüm oluşturucularını kapsayacak ve üzerinde çalışacak nitelikte olmalıdır. – Kalıcı olmaya yetecek tekrar ve süre müddetince peşinden gidilmek zorundadır. Değişim, – Düşünsel – Davranışsal – Nörolojik – Kimyasal – hormonel – Duygusal – Tüm bedene hücrelere işleyecek kadar…

Kasırgalar Kopar İçimde

Duyarsızlığım, içimde kopan fırtınalarda kayboluşumdan. Bir taş atarsın bazen ya kalbime; Halkalar çıksın diye beklersin. Sesim çıksın diye beklersin. Bir hareket olsun istersin. Bulmazsın beklediğini, görmezsin. Göstermeye mecalim kalmaz, O taşın içimde koparttığı fırtınalarda mücadele etmekten halim kalamaz. O denizden çıkıp ulaşamam sana. Ben bir okyanusum derinlerde. Sen çakıl taşı diye savurursun kelimeleri, bana göktaşı…

İstikrar

Bilindik, tahmin edilebilir, şaşırtmayan olarak geçerli bir davranış modelidir. İyi ya da kötü olması önemsizdir. İstikrar istikrardır. Kötü şeylerde yapsa istikrarlı biri kendi içerinde tutarlı olduğu için kimlik kişilik ve karakter olarak algılanır ve kendine taraftar bulur. Bunu en iyi gözleyebileceğimiz alanlardan biri gerçek zamanlı popüler yarışmalardır. Tüm hayatta bunun yayılmış alanıdır. Kötü huylarını bildiklerimizle…

Bezdim

Yazasım yok, konuşasım yok, anlatasım yok, görüşesim yok, Bezmişim ben, yaşayasım yok. Sevesim yok, gülesim yok, ağlayasım yok, üzülesim yok, Bezmişim ben, bezmeye bile isteğim yok. Küsmedim, kızmadım, yorulmadım… Sebebim yok. Bezmişim ben, bunun için bir gerekçeye ihtiyacım yok. Hedeflerim olmuştu bir zamanlar. Vardıklarım oldu. Ulaşamadıklarım oldu. Hayallerim olmuştu bir zamanlar. Gerçekleşenleri oldu. Gerçekleşmeyenleri oldu.…