Buzdağı
Yarım bilmek, bilmemekten kötüdür. Eksik bakmak, hiç görmemekten kötüdür. Bir noktaya saplanıp kalmak, hepsinden kötüdür. İnsan dediğin, altı üstü bir bütündür.
Yarım bilmek, bilmemekten kötüdür. Eksik bakmak, hiç görmemekten kötüdür. Bir noktaya saplanıp kalmak, hepsinden kötüdür. İnsan dediğin, altı üstü bir bütündür.
Hayat bazen şaka gibidir. Hem de kötü bir şaka.
Azrail’e verilmiş özü vardı. Söz bu ya verildiyse, tutulmalıydı. -“Söz” dedi, sana bir can borcum olsun. -Vereceğim, dedi. -Vadesinde ödeyeceğim. …. Gel zaman, git zaman… Bir tohum oldu, bir fide oldu. Yeşerdi hayat oldu. Can oldu, cana değdi. Hayat oldu, hayat verdi. Geldiği bu dünyadaki her şeyi canından çok sevdi. Onlarda, onu sevdiler. Üstelikte, canlarından…
Ayaklar yere sağlam basmalı. Çünkü o ayaklar bu kafaları taşımaşır. Demem o ki, Hayatlarımızı, ayaklarımız yere basarak yaşamazsak kafalarımızda yere sağlam basan düşünceler üretemez. Uçar…
Sevginin tanımı, yeri, zamanı, türü ve gerekçesi olmaz. O hayat demektir. Hayat da, sevgi demektir. Onsuz olunabilir zanneden varsa zaten yolun sonundadır.
Evlat, öyle bir şeydir ki. Eşşek de olsa sevilir. Hatalarını, eksiklerini, yanlışlarını ve zayıflıklarını görmek istemeyiz. Görmezden gelmeyi dileriz. Biliriz artı ve eksilerini. Onları iyi ve kötü tüm yanlarıyla sonsuz kabul ederiz. İşte bu kabul onları tam yapar, tamamlanma gücüne bağlı kılar. Kabulün gücünü azımsamayın. Eksikliğini de sakın azımsamayın.
Her can ve calı bize emanet. Büyük olmak bu. Küçükler, büyüklere emanet. Canlılara yapılan hıyanet, İnsanlığına ihanet.
Ölümsüz olan fedakarlıklar ve bırakılan eserlerdir. Anlatacak birilerinin, anlatacakları hikayeler olmalıdır. Masal tadında ve gerisinde izler bırakmış. Benzersiz olmalıdır, cesaret edilmeyeninden. Eşsiz olmalıdır, tüm yaşanmışlardan. Anlamlı olmalıdır, zamandan ve dönemden bağımsız.
Donmuş yağ gibi katılaşır. Hissederek ısıtmadığın her acın. Yanarak eritmediğin her derdin. Paylaşarak azaltmadığın her kederin, içinde donar. Donmuş her duygu bir kitledir. Her kitle yaşama set, mutluğa engel, sağlığına zarardır. Paylaşmak duyguyu eritmenin yollarından birisidir. Duyguyu tükenene kadar yaşamak, boğazındaki yumruyu ısıtmanın ve onu eritmenin yollarından bir tanesidir.
Ölümsüz gibi yaşıyoruz. Bilinç bilmek istemiyor ölümlü olduğunu. Bilmekten bile korkuyoruz. Düşünmek bile istemiyor, yokmuş gibi davranmaya çalışıyoruz. Kediler köpekler kuşlar ve diğer hayvanlarımız oluyor. Bir ömrümüzde biri bir yıl, bir diğeri beş yıl yaşıyor. Hadi bilemedin 10-13 yıl… Ve gidiyorlar. Ölümün olduğunu hatırlıyoruz. Doğan her yaşamın, bir de sonu olduğunu defalarca izliyoruz. Belki de…