Zor Yalnızlık
Yalnızlık dedi. Kime dediyse artık yalnız başına. Durdu ve, Zor dedi. Kendi kedine.
Yalnızlık dedi. Kime dediyse artık yalnız başına. Durdu ve, Zor dedi. Kendi kedine.
İnsanlık öldü mü mirim? Öldü mü?.. Yok, daha ölmedi ama hasta biraz. Sevmeye mecali yok. Yaşamaya gücü. Yarına da beklentisi. Yaşıyor olabildiğince. Medeniyet çözer mi bu hastalığı? Kurulmuş hangi medeniyet sürmüş. Hangisi çözmüş. Hangi medeniyet bir sonrakine tertemiz insanlık bırakmış da öyle ayrılmış. Mirasımız ne? Söyleyeyim, toprak. O da gideceğimiz yer işte. Olan şu ki,…
GİBİ ‘liktendir… Hiç olmamışsın gibi yapabilir misin? Var olmamışsın ve olmayacakmışsın gibi… Yapamazsın. Hep oradaymışsın gibi yapabilir misin? Varlığın olmazsa her şey yok olacakmış gibi… Onu yapabilirsin belki ama oda olmaz. Her ne yaparsan yap. – GİBİ – Yaparsın ya !.. İşte olay yaşıyor –GİBİ -’ liktendir. Yaşıyorum da diyemezsin hakkıyla. Bunların hepsi – GİBİ…
Birilerinin söylemediğini söylemek, Birlerinin uğraşmadığını uğraşmak, Birilerinin öğretmediğini öğretmek, Birilerinin sevmediğini sevmek, Birlerinin güvenmediğine güvenmek, Birilerinin inanmadığına inanmak, Birilerinin dinlemediğini dinlemek, Birilerinin emek vermediğine emek vermek, Birilerinin saymadığını saymak, Eksik olanı, yarım bırakılanı, görmezden gelineni, hiç yapılmayanı Yapmaktır. Beslemektir sahibi olduklarınla, Taşımaktır omuzlarında, Paylaşmaktır tüm hücrelerinde, Adamaktır zamanını, dikkatini, tüm gücünü ilgilendiğin aralıkta. Tek bir…
Mutluluğun sorunu, kaynağını tatminde aramaktır. Tatmin doyumsuzdur. Gerekçesi, başlaması bitmesi ve yeniden başlangıca hasret duymasından kaynaklanır. Karnımızın doyması ve acıkmamız. Ailemizin, dostlarımızın, sevgilimizin, eşimizin bizimle ilgilenmesi mutlu etmesi ve tekrar buna ihtiyaç duyuyor olmamız. Gülüp eğlenmemiz ve bir süre sonra tekrar gülüp eğlenmeye ihtiyaç duymamız. Dinlenmemiz ve yeniden dinlemek istememiz. Yani tatmin mutluluk doğurur ama…
Seçtiklerimiz ve seçmediklerimiz. Öncelik verdiklerimiz ve geriye attıklarımız. ile kendi gidiş yolumuzu çizeriz. Tüm seçimlerimizin ve önceliklerimizin birer nedeni vardır. Farkında olsak da, olmasak da pek çok seçimimiz gereklilik ve mecburiyetten oluşur. Her seçim bir vazgeçişi, Her öncelik bir başka seçeneğin gerilemesine neden olur. Seçeneklerin hiç biri önemsiz değildir. Tam tersine hepsi önemlidir. Ancak bazıları…
İletişim, değişim ve temaslara dahil olan en önemli konulardan birisi “kimler arasında?” sorusudur. Hiçbir model herkesi bütünlükle kapsayamaz. Veren; Verebildiğince, Sahibi olduğunca, Vermek İstediğince Alan; Alabildiğince , Yerince, Kapasitesinin müsahade ettiğince Dolayısı ile temasa konu olan her zaman * verenin ne verebileceği * alanın ne alabileceği aralığında sıkışır.
Akıllı ve hayatı yaşayarak öğrenmiş bir bayanla konuşuyordum. Dedi ki, “ Anne ’nin bir kişi ile çözülmemiş bir meselesi ise, kalmış ise… O annenin çocuğunun o kişi ile ilgili meselesinin oluşmama şansı olmaz… “ Vayyy dedim. Bilincin ve deneyimin güzelliğine bakın. Ne kadar farkında bir insan. ****** Eşimizle, kayım validemiz, kaynanamız, kardeşlerimiz görümce vb… diğer…
Ne ilginçtir ki, Kimsenin derdi kendisiyle ilgili değildir. Her zaman ona dert çıkartan birisi vardır. Bu birisinin olmadığı durumlarda da mutlaka – bir hasatlık, – bir sorun, – bir problem, – Kişiden bağımsız gibi algılanan bir çözümsüzlük Bulunmak ve bünyeye eklenmek zorundadır. —————— İnsanların sorunu, sorunları değildir belki de. O sorunları kendilerinden bağımsız zannetmelerini sağlayan,…
Ne kadar egosu yüksek ise o kimlik O kadar çok yaralıdır geçmisinde o kisilik