Acımasız Salgın

En büyük sıkıntım, umursamak. Sanıyorlar dertliyim. Şükür, bir derdim tasam yok yaşadığım bu hayattan. Bana güzel yaşamak. Düştü sana, derdi kederi yaşamak. Gamlıyım gamına. Dertliyim derdine. Üzüntüm üzüldüğüne. Sıkıntım sıkıldığına. Dedim ya tek sıkıntım umursamak. ***************************** İnsanları kendi dertlerimiz ve sıkıntılarımızla hizaya sokmak gayretine “aciziyetten güç almak” terimi karşılık gelir. Bu bir dönem bir süre…

Tüm Derdi

Hak eder yaşadıklarından bazılarını. Bazılarını da hak etmez. Sonra, Hak etmedikleriyle savunur kendini. Haklılığını, mağduriyetini. Dünyanın merkezi olmak duygusunun etrafına kurar dünyasını. Sanki tüm dünya, tüm yaratılış,… Her şey onunla alakalıymış gibi. Bir hiç olmak ağır gelir ona. Benliği öyle açtır ki bir şey olmaya. Bir şey olmamaya dayanamaz. O yüzden öfkesiyle yaşamak zorundadır devamında.…

İnsan Hata Yapabilir

İnsanlar hata yapabilir. Hatalı olduklarını görebiliriz. Yanlışlarını yüzlerine vurmak. Onları utandırmak. Onlara kızmak. Ve hatta karşılarına geçip düzgünce anlatmakta bir işe yaramayabilir. Yetişkin bir insanı değiştirmek ve etkilemek sanıldığı kadar kolay değildir. Bu değişim ancak belirli koşullar altında oluşan ender bir fırsattır. Bu fırsat, kişinin kendi alacağı bir karar ve devamında kendi isteği ile birleşmiş…

Kanıksanmış Bilincin

Öyle bir kanıksanmış ki onlarca, ihtiyacını alamayacağının inancı. Artık o insanlar, gerçekten neye ihtiyaçları olduğunun bile farkına varamaz olmuş. Öyle fazla ki, karşılanmamışlıklar. Öyle derinleşmiş ki, değersizlikler. Öyle bir yerleşmiş ki, güvensizlikler. Standart bir günde yaşayabilmek bile onlara mükafat olmuş. Ne istiyorsun sorusuna verebilecek doğru düzgün cevapları olmayan bu insanların suçu yok. Ne isteyebileceklerini bilmeyen…

Geride Kaldı

Kaçmak günden ve belki kaçmak dünden. Dayanmak için, Dayanmak zor geldiği için. Bunların hepsi, Yaşamayı kendi maharetim sandığım için. ********* Oysa ki şöyle bir bak etrafına. Beyin ölümü gerçekleşmiş yaşayan sayısız canlıya. Ne dün, ne bu gün, ne de yarınsızlar. Üstelik oldukça da canlılar. Korkma yaşamdan, Korkma yaşamaktan. Korkma geride bırakmaktan, Ve korkma içinde olmaktan.

Sende Buldum Anlamı

Sende buldum anlamı… Duydun ve sandın ki anlamlısın. Hah buldum diye düşündün. Yanılıyorsun, sensiz anlamı olmayan boş birisine tutunmaya çalışıyorsun. Yarımların tama varmayacağını, En azında ilişkilerde bunun böyle olmayacağını ben anlatamam. Bunu yaşayarak öğreneceksin. Öğrendiğin gün belki, bu yazıyı hatırlayacak ve ne demek istediğimi anladığını söyleyeceksin. Şimdilik sana hoşçakal.

Dilek Bizimki

Hayat senin küçük yavrum, diyoruz. Geleceği senin için yapıyorum. Benim için yaşa, benden iyi yaşa, diye ekliyoruz. Bir gün sonrasını inşa edip koca bir ömre güvenle bakmasını salık veriyoruz ya. Biz de inanmıyoruz ki söylediklerimize. Bir dilek bizimki. Bir niyet. Bir umut. Bir ömür bir sonraki ömre adanmadan, Kendine bile yetiremezken. Bir sonrakine verebilecek, bırakabilecek…

Sömürücü

Sömürülmüş yaşam enerjilerinden geriye kalan posaları canlılığa aç. Bir vampirin hizmetkarı kadar kansız, Çökmüş göz çukurlarının anlattığı kadar yaşamaya açlar. Birileri onlardan beslenmiş hiç durmadan. Sekiz yavruyu emzirmiş bir dişi köpek kadar bitkin. Günlerdir uymamış kadar da yorgunlar. Birileri bedenlerini sömürmüş. Ruhlarına kadar tüketmiş onları. Yardım istemeyecek kadar bitkin, Medet umamayacak kadar çaresiz. Ve baştan…