TEKER ve İNSAN

Teker ve İnsan Ve insan tekerleği buldu. Ve insan ateşi buldu. Ve insan şehirler kurdu. Ve insan tekerlekli araçların üstüne ateşi koydu, Ve insan kurduğu şehirleri onunla yıktı. Sonuçta insan, başladığı yerden çok da uzakta değil anlaşılan. Nelere sahip olduğumuz bir yanımızda, Sahip olduklarımız nasıl kullandığımız diğer yanımızda. kısa yaşamımızın basit bir özeti aslında.

İHLAL

En sert ve ne en yaygın sorunlardan birisi ihlal edilmiş kişiler, kişilikler ve alanlar ile ilgili sorunlardır. Muazzam basit olaylar, çok büyük nedenlerle, farkında olunmadan, en yakınlarını yok edecek iletişim modelleri ve psikolojik arazları ortaya çıkartır. İyinin de kötünün de virüs gibi yayıldığı yakın iletişim modellerinde en yakınımızdakileri en ağır etkileyen bu tekrarların farkında olunmaksızın…

YENİLEN HURMALAR GÜN GELİR….

Her şeyin bir bedeli vardı. O bilmiyor muydu? Seçtiği gün başlamıştı seçimi ve seçmeyişi. Sürekli bedelleri kabul etmişti, seçimlerinde. Seçimlerini alırken, bedellerin ödeme vadelerini uzun tutmuştu ekseriyet. Birikti bedeller. Seçimlerde, yaşandı ve tükendi. Gün ödeme günüydü. Gün hesap zamanıydı. Gün dünün devamıydı. Artık yenilen hurmaların tırmalama zamanıydı.

NELER NELER

– Neler…. Nelerrrr. – Neler? – !?%# !… – Yok ya, kayda değer şeyler değil. Anlatacağı ana kadar çok şeylerin var olduğunu düşünen için, kelimelere dökülmesi gerektiği anda anlamsızlaştığını hissettikleri onlar. Her şey anlatılması mümkün olanların arasında olmuyor maalesef. Bazları yaşanması, bazıları hissedilmesi, bazıları onun gözünden görülebilmesini gerektirenlerden oluşuyor. Yani insan her şeyi her istediğinde,…

MİSTİZM VE SEZGİSELLİK

– Mistizm ve Sezgisellik – Bakıp gördüğün, Görüp bildiğin, Bilip de söylediğin. Önce heyecanlandırır insanı. Bütünlüğü şaşkına döndürür Sonra, fark edilip duyulmuş olanların hepsi birden belirsizleşmeye büyük hızla ilerler. Bu kadar bilinir, görülür ve çözümlenir olmak rahatsız eder. Bilmeye hazır olmamak. Görmeye ve yüzleşmeye ilişkin çok daha fazla zamana ihtiyaç duymak. Bildikleri ve fark ettikleriyle…

NE GARİPTİR

İşin içinde insanın kendisi varsa. Önüne de niyetini katmışsa. Geriye kalan herkes ve her şey ona yardımcı olmak için peşine dizilir. Ne gariptir ki, – İnsanlar gitmedikleri yerlere varmayı, – Yapmadıklarından sonuçlar almayı, – İnanmadıklarından yardım bulmayı, – Sevmediklerince sevilmeyi, – Emek vermediklerince ve vermediklerinde değerli olmayı, – Taşların altına ellerini sokmadıklarından fayda bulmayı, –…

İNSAN KENDİNE YAKIŞANI YAPAR

“Kişi, kendine yakışanı yapar.” Ne hoş bir söz. Sebepler, nedenler, bahaneler, koşullar… her ne olursa olsun. Öz, kendi yaptığı ile ölçülür. O zaman, yaptıklarımız ve yapmak olduklarımızı sebeplerinden arındırıp. Kendimize BİR KEZ DAHA, bu bilgiyle YENİ BAŞTAN bakalım. Bakalım, biz gerçekten iyi ve doğru insan mıyız? Bakalım, biz kendimize yakışanımı yapmaktayız? Aklımız başında kendimize bu…

YARIM KALMANIN SAÇMA HİKAYESİ

Bir başkasından yardım alma süreçlerinin saçma hikayesini yazayım dedim. Soru , Birisinin yardımına ihtiyacım var mı ? Olduğunda. – Fal baktırıyor ya da bakıyorsan. – Uzun yıllardır benzer hataları ve tekrarlı yapmaktan kurtulamıyorsan. – İşlerini şansa, piyangoya, vaatlere, rastlantılara bırakma gibi bir alışkanlığın varsa. – Aile, eş arkadaşlık, iş ilişkilerinde sıklıkla sorun yaşıyorsan. – Kalpten…

DAHA FAZLASI

Çok yönlü düşünmek zorundayız. Senin baktığı yerden… Onun Baktığı yerden… Benim baktığım yerden… Bizlerin baktığı yerden… Onların Baktığı yerden… Yukarıdan, Aşağıdan, Yakınından, Uzağından, Kapsamlı, Lokal, Bağlantılarıyla, Yalın ve tek olarak, Alternatifleriyle, Kesin ve keskinlikleriyle, …. Belki o zaman daha fazlasına çok daha yaklaşabiliriz.

ZOR İŞ GELİŞMEK

Canını acıtmak istiyorum. Yok yok… sadist değilim. Canın acısın ki, can havliyle hızlıca uyan. Uyandırmak istiyorum. Yok yok… çalar saat değilim. Erken uyan ki canın geç kaldığından yanmasın. Anlatmak istiyorum. Evet, evet… ben kendini daha çok düşünmeni isteyenim. Amaç, insanları ne üzmek ne de yormak. Allah’ın bildiğini-Kulun bildiğini, kendi dilimizden kula söylemek. İçinde hissedip de,…