İÇSEL YOLCULUKLARA PAYDAŞ OLMANIN NE DEMEK OLDUĞUNUN KENDİ BAŞINA SORGULANMA ÇABASI
İçleri pırpır enden, kanatlanmış küçük kalplerin heyecan dolu uçuş deneyimlerini anlatmayı bende isterdim.
Bende güzel günleri, güneşli havaları, sevdalı kalplerin umut dolu hikayelerini anlatmak isterdim.
Gülücüklerin eksik olmadığı yazılarla pozitif sabahların, romantik gün batımlarının anlatıldığı bir sayfayı yazabilmeyi bende sizin kadar arzulardım.
…..
Ki, kanadı kırılmışların kanatların alçı yapmak zorunda kalmasaydım.
Ki, soğuk, karanlık gecelerinde yaralı gezen kalplerin hikayelerinden fırsat bulsaydım.
Ki, gözyaşlarını silip negatiflerinden kurtulmaları için tüm gün uğraşmasaydım.
*****
Hayatın gülen yüzünün diğer tarafında kızgın, üzgün, zorlu, acımasız yüzlerini de taşımakta.
Hayat bir cennet bahçesi olmadığı gibi, aynı zamanda cehennem de değil.
Bir tek bize karşı olmadığı gibi, bir tek bizi kayırmak ve yüceltmek içinde var olmadı.
Biz bir tek olmadığımız gibi bir tek kendimiz olarak buna dahil olduk.
Bir şeyi bilmek istedik.
Biz, neden buradayız.
Bir anlamı olmalı varlığımızın.
Basitçe anlamak yerine zor yolundan zorlamayı seçtik.
Onunla uyumlu olmanın yerine, onunla savaşmaya çalıştık.
Onu sevmenin yerine, ondan korkarak yaşadık.
Hep bir meselemiz oldu. Olay çıkarttık, her şeyden bir mesele yarattık. Anlamak için empatik olmak yerine, bize sempatik olmasını istedik.
Hep çocuk kaldık karşısında hayatın. Büyümemek için çırpındık.
Büyümek için geldiğimiz yaşamda, küçük kaldığımız için ağladık.
*****
Sayfamızın bir olumlama sayfası olmadığı aşikar.
İnsanın yaşadığı sırada görmezden geldiklerini, biriktirip ötelediklerini, üstesinden gelmekte zorlandıklarını, anlamlandıramadıklarını ve cevap aradıklarını, içinde bulunduğu sorgularını bir araya getirmek için kendimizi ve okuyucumuzu zorlayan bir sayfa oluşturduk.
Sayısız yazımıza, sayısız yazmadığımız, bir o kadar yazıp da yayınlamadığımız eklendi.
Yine de insanı, insanların kendi yaşamlarında yaşadıklarını tam olarak anlatabilmek için eksikli kaldı.
Bir insan, bir yaşam kelimelere sığamayacak kadar çok ve bir o kadar özeldir.
Her kişi kendine has ve bireysel özellikleri ile tanımlanır ve açıklanır.
Bu yüzden ve sayısız sebepten, yazdığımız her şey bir şeyin parçası. Ama parçaların tamamı bir kişi değil.
Yani anlattığımız kişi tamamen siz değil.
****
Her gün sayısız insanın kendisinin bildiğinden fazlası olduğu kendi dünyalarına girip olmaları bilmeleri gerekenlerle geri dönerken, bizde yanımızda yeni bir şeyler getiriyoruz. Getirdiğimiz birikim ve deneyim. Tanımak ve anlamlandırmak için çıkılan yolculuklar bize bizi hatırlatıyor. Bize hayatı sorgulatıyor. Tetikliyor düşünceleri ve sorgulatıyor kendimizi. Sorular soruyor ve kendimizce yanılar ediniyoruz. Bir, yüz , bin… çokların azlarını. Azlardan aklımızda kalanlarını yazıyoruz.
Çok ender keyfi insanlarla karşılaşmamız. Bir eğlence gibi gelişime bakanlarla tanışmamız.
Çoğunlukla zorlu insanlar, zorlu açmazlar, birikmiş yığınlar, ağır çalışmalar ve imkansız olarak kendilerini tanımlamışlarla muhatap oluşumuzu sorguluyorum şu günlerde.







