Demesinler
Savaşmadı demesinler. Savaşmadan kaybetti demesinler. Kaybettti demesinler. Demesinler. ….. Ne derlerse desinler…. Desinler veya demesinler, diyerek kazanmanın veya bir savaşı vermenin anlamsız olduğunu onlar da bilsinler.
Savaşmadı demesinler. Savaşmadan kaybetti demesinler. Kaybettti demesinler. Demesinler. ….. Ne derlerse desinler…. Desinler veya demesinler, diyerek kazanmanın veya bir savaşı vermenin anlamsız olduğunu onlar da bilsinler.
Büyümüş ağaçların karanlığında kaldığı için, ışıktan yoksun kaldığını zannetti. Bu yüzden kesti tüm ormanı. Vakit geceydi, Eğitimi kör, Kalbi de karanlık. Ağaçlar değildi ki ulaşamadığı gündüzün suçlusu. Nefret ona yok et derken. Varolmak için yok etmeyi başarı saydı kendine. Kirli bir varoluştu bu. Kirli bir rekabet, güvensiz saldırganlık, haksız kazanım, adil olmayan başarı. Yükselişi de…
?Ne kadar ilerisini görebiliyorsunuz. ?Öngördüğünüz gelecekten ne kadar eminsiniz. ?Kendinizi güvende hissetme oranınız nedir Bu yüzyılın açmazı bunlar. Tüm dünya ülkeleri ve insanları kendisini bu açmaz ile kitlemiş durumda. Artık kaybedilmiş dünyayı yağmalayarak hayatta kalma mücadelesi veriliyor. Bakın son zaman filmlerine resident evil, mad max , zombi vs… Yoksunluk, şiddet, güçlü olmak zorunda olduğun, güvende…
Ardışık niyetlerin varlığını anlamak genellikle çok hızlıdır. Ancak bunların varlığını kabul edebilecek deneyime varmak o işte çok yavaş oluşur. Hislerimize güvenmeyi öğrenene kadar onları izlemek ve anlamlarına güven geliştirmek gerekir. Yani bir başka lisanı duyabiliyor olmak gerekir. Tek bir kelime üzerinden gelmez algısal hisler. Size yönelmiş bir zihnin düşünce hızında ilerleyen düşüncelerin uğultusunun arasından belirgin…
Kafası karışık ve düşünceleri bulanık insanlara baktığımda böyle hissederim bir an. Ne zaman ki bulutları dağıtır. Yüzlerini görebilir olurum. O zaman her şey aydınlanır. Görünür kılmak kolaydır. Aydınlıkta kalmasını sağlamak zaman alandır.
Aklın sesi olarak ses verdiğinde. Kalplerin bu sesi işitmemesine şaşırmamak gerekir. Kalbin sesini de kulakların işitmez oluşu bundandır. Hem akla hem de kalbe hitaben eden cümleleri kurabilmek ise başlı başına bir sanattır. Ben genellikle aklın sesinden konuşurum. Kalbin sesi bir başka sestir. O ses çıktığında içler titrer. Gözler dolar, geçmişlerine gider insanlar. Ayakları yerden kesilir.…
Danışmanlar insanların yaşamına misafir olmaktan sürekli olarak keyif almazlar. Bunun sebebi ; ?Kendileri için o kişiye misafir olmamalarıdır. ?Misafirlikleri amaçlıdır ve misafir olunan hayat için oradalardır. ?Görevli geldikleri ve süreli kalacakları zamanı emanet kullanırlar. ?Kendilerini dışarıda bırakmış, sorumluluklarını yanlarına almış ziyaretlerinde kimlik olmaktan uzak simge olarak otururlar. ?Bildiklerinin ve olduklarının önemsizliğinin idirakinde olurlar ve ev…
İnsanlar, İnsanlığını ve vicdanını Ne zaman kaybetti? Nasıl kaybetti? Neden kaybetti? İnsanlığın bozulmuş hücreleri, hem sağlıklı insanları hem de tüm yaşamı etkileyerek hasat etmekte. Kıyım var… Kıyan var… Kıyılan insanlar var… Bu insanlar ve bu insanları hasta eden politikalar var. Bunları gerekli, geçerli ve anlamlı kılan düşünceler üretilmekte. Huzura, mutluluğa, refaha işlemeyen zihinler var artık…
Elini savurduğu gibi, rüzgarından yıkıldı hizasındaki. Bakışlarıyla delip geçtiği delikten, duvardaki yanık izi görüldü. Dilini şaklatıp savurduğu kelimeler, kırbaç oldu da sırtında patladı. Elini bile sürmeden, tarifsiz acılar yaşattı ona. Pişman etti. Doğduğuna, sorduğuna, olduğuna, yaptığına ve yapmadığına. Pişman oldu. Başladı ondan af dilemeye. Yalvardı, yalvardı… Yalvarışları, alevin sıcağında bir kalıp tereyağı gibi eriyip toprağa…
Sayısız rüya, gecelerime hücum ediyor. Kim bilir belki benim, belki de başka İnsanların yükselmiş düşünceleri bir acayip hayal dünyasında şekil buluyor. Onlar adına gördüklerim, kendi adıma gördüğüm onlarla karışıp gidiyor. Gerçeğin yansıması, yansımanın gerçek sanılışı kadar diğerinden ayrılmaz. Ve, Yanılsamaların, yanıltan oyunlarının çocuk bahçesindeki rüyalar. Bir de, Uyanık insanların derin uyuyuşlarındaki yalandan yaşanmış zamanlar.