RUH AYRI, BEDEN AYRI

Üstüme devrilmiş cesedi kenara itmekte zorlanan kendim güçsüz düştü. Bir külçe kadar ağır bedenin ağırlığından ezilmiş kendimi sıyırmak istedim, nefesim yetmedi. Tüm ağırlığında çullandı üzerime. Etten, kemikten mengeyle sıkıştırıldım. Kımıldamaya çalıştım, kurtulmaya çalıştım, taşımaya çalıştım…. Ruhumu ezen bedenimle yaşamaya çalıştım. ******** Bir virüs gibi sindi üstüme. Çekmeye çevirmeye beni yönetmeye çalıştı. Küçümsedi sınırlarımı, Küçümsedi geçici…

SAÇMA BİR YAZI

( Kimine göre… )-( Kimine göre Egolu)-( Kimine göre her yazının yazılmasında olduğu gibi bu da okunmamalı)-( Çok küçük bir azınlıksa yazanlara katılmalı) Kimsenin göremediğini görebilir olduğunda geçerli olacak rehberlik fonksiyonun. Kimse göremediğinde geçersiz olacak rehberlik fonksiyonun. Kim ve kimse, sen ve ben. Rehber ve yolcu. Yol ve sen. Bir eksik bir fazla, hepsi tam…

TADINDA BIRAK

Tadında bırak, Doyumsuzluk gösterdiğin her anın için, Doyumun zirvesinde tutmaya zorlayıp da işe yarar sandığın her çabanın, Tadından düşüşü hızlandıracağını öğrenemediysen de, Yine de sen tadında bırak. Tadında bırak ki tadına kaçmasın. Ağzın acımasın, bir de fazladan kaçan hazımsızlık yapmasın. En iyisi mi sen tadında bırak. Güzel, keyifli, doyulmaz belki. Haklısın… Yine de sen tadında…

ABARTILI

5 ileri bir geri vitesli arabasındaki hikayesi anlatıyor. – Attım 6. Vitese, verdim gazı. – Baktım araba 7, yedi diye bağırıyor. Al dedim sana 7… Genelde insanlar böylesi abartılılar. Yerse…. Öyle bir yerleşmiş ki sisteme. Tutarsa…diyenlerle Yerse diyenlerin atıp tuttukları, sallayıp yuvarladıklarının içinde sallan yuvarlan hayatlar yaşamaktan usandık. Tutarlılık güvenilirlik inanırlılık mütevazilik denklik ciddiyet Pek…

DANIŞMAN

Çıkar yol bulamadığında, Çıkan yolu ıska geçtiğinde, Çıkışın son sapağını kaçırdığında, Kestirme yolların çıkmazlarında tıkandığında, Navigasyonunun yol gözüken yönünde ekin tarlasının önünde durduğunda, Biten telefon şarjında, adreslerin telefonunda kaldığı anında. Gözlerin birini arar. Birine sormak, yolunu bulmak ihtiyaç olur. Danışman böyle bir şeydir. Orda durup ilerden sağa dönersen çarşıya, sola dönersen karşıya geçersin, diyen birisidir…

AŞIRILIK POTANSİYELİ

Havai fişekler nasıl yaparlar biliyoruz. Önce barutu sıkışkırırlar, sıkıştırılar. Sonra dar bir hazneye koyarlar. Sonra sıkışmış barutun haznesi kapalı bir hale getiriler. Sonra bir ucundan fitil için küçük bir delik açarlar. Bir an, bir zaman bir gün biri fitile bir kibrit çakar. İşte o an havai fişek ya deliler gibi uçar ya da olduğu yerde…

DEĞER BİÇMEK, DEĞER BİLMEK

Değer bilmez…. – Hadi bana değer biç. – 10 tl.. – Ne!… 10 tl mi? Sen benim değerimi bilmiyorsun… Değer biçmek diğer insanlara verilecek bir karar değildir. Alalade bir değişim ve takasta dahi normal olan fiyat belirlemektir. Belirlenen fiyattan bedellenen için, diğer kişilerin bu tespite razı olup olmadıkları temel değişim ve iletişimin geçerliliğinin sağlama ölçütü…

YALANCI ŞAHİT

Olduğu ve olduğu kadarında şahittir kendisine. Kendisinde şahit olduklarına, kendisini ekler ve haklılık bekler. Olasılıkların içerinde olan ve olabileceği kadarına şahittir. Görebildiği düşünebildiği ve kendine izin verebildiğine kadar şahitlik eder. Bir zemine oturtup kendini, şahitlik etmek için oturduğu koltuğun durduğu zemine basar. Tek zemin vardır, tek düzlem vardır, tek bir kat vardır kendi gerçekliğinde. Ayakta…

KAPILAR

Kapılar açılır, Kapılar kapanır. Bir kapı açılırken, bir başka kapı kapanır. Bir kapıdan geçer insan, geçtiği anda bir başka dünya önüne saçılır. Bir kapıyı kapatır insan, kapattığı kapının ardında kalır her şey. Zihinler kapıların işlevini mekanlara, zamanlara, insanlara yükler. Gitmek, değiştirmek bu yüzden çözüm sanılır. Kapıları gecen biziz. Kapıların her iki yönünde olan yine aynı…

KADERLERİ TAŞIMAK

Üretebilen insanların üretmesi gerekli. Bu bir mecburiyet gibi kaynağın sahibinin yakasını bırakmayan kaderi. Çünkü, onlardan beslenmeyi bekleyen onlar yüzler binler var. Buluşu bulmak zorunda, keşfetmek zorunda, hasat yapmalı, çalışmalı, artı değer katmalı… Bu onun kaderi. İşte onlar kederlerini mecburen gerçeklemeli. Hayat onlar için iltimas geçmiyor, müsamaa göstermiyor. Yapmaları gerekene mecburlar. Mecburiyetleri, kaderleri ve diğerlerinin onlardan…