TUTARLI

– Saçmalama hakkımı kullanıyorum. Ne zaman kullanıyorum? – Canım istediği için ve istediğim zaman. Nasıl kullanıyorum? – Teker, teker… Neydi temel gerekçe? – Bedel ödeyecekler… Birkaç basit duruş bile istikrarlı sahiplenildiğinde tutarlı ve güvenilir hissettirebilir insana. İnsanların hayranlığını uyandıran doğruluk, muhteşemlik gibi şeyler değildir. Tutarlı, emin ve sahiplenici tavırdır. İnsanlar kendi tezlerine ve kendilerine ait…

GEÇMİŞ OLSUN

Çok geç kalmış olduğunu, Bazen çok geç anlarsın. Çoktan geçmiş olur. Tek söylenebilecek ise, “Geçmiş olsun” dur. Bitmek bilmez gibidir, bir zamanlar zaman. Geçmemektedir, günler ve yıllar. Değişmemektedir insan, hep aynı kalmakta ve hissetmektedir. İşte hissettirmeden geçer. Öle bir geçer ve gider ki zaman. Geçmiş olsun.

VARLIĞIMIZIN GELİŞMEYE OLAN İHTİYACI

(Yazar Notu : Oldukça ağır bir yazı oldu. Sorgusal karmaşıklıklardan hoşlanmayan okurlarımızın okumasını tavsiye etmiyorum. ) Tek bir mantık algı veya yaşayış düzleminde olmak, varlık delili olarak gözükür. Bunun nedeni; Tanımlanabilir, net, tekrarlanabilir ve kesin oluşudur. Birden fazla düzlemde aynı anda var olabilmek durumunda ise alternatif gerçeklik algısında her birisi için geçerlilik ve her birisi…

KUYRUK

Alışverişlerde, alışveriş kararından en fazla vazgeçildiği an kasa kuyruğunun beklenildiği anlarmış. İnsanlar aldıkları 4-5 parçadan 2-3 tanesini en azından bu bekleme anında geri bırakıyorlarmış. Psikoloji işte, hayatın her yerinde her anında, kasa sırasında bile bizle. Beklemek, düşünmek için kendimize tanıdığımız zaman. Hele ki başka hiç bir şey bizi oyalamazken, öylece durup düşünmek zorunda kaldığımız an.…

NELER NELER

– Neler…. Nelerrrr. – Neler? – !?%# !… – Yok ya, kayda değer şeyler değil. Anlatacağı ana kadar çok şeylerin var olduğunu düşünen için, kelimelere dökülmesi gerektiği anda anlamsızlaştığını hissettikleri onlar. Her şey anlatılması mümkün olanların arasında olmuyor maalesef. Bazları yaşanması, bazıları hissedilmesi, bazıları onun gözünden görülebilmesini gerektirenlerden oluşuyor. Yani insan her şeyi her istediğinde,…

SOR BAKALIM

Sor bakalım! Aldığın cevaplar seni memnun edecek mi Yeterli gelecek mi Samimi olduğunu düşünecek ve içinde “tamamdır” diyebilecek misin İkna olmak için almayı beklediğin cevaplar var. O cevaplar, bildiğin ve söylenmesini umdukların mı olacak. Yoksa soruların, cevapları için ön ödeme gibi sorulmuş mu olacak. Beklediğin cevapları almak bir dert, Beklediğin cevapları alamamış olmak bir başka…

SIR SAKLMAK

Elini uzattı, tuttum. Bir şeyler söyledi, dinledim. Emanet verdi, sakladım. Ser verdi, korudum. Sır verdi, serdim de geçtim. Her şeyi yapmak kolay da sır tutmak zor işte. Sır veren sırrını tutamamış kendinde de, “al bunu sen tut” demiş. İşte insanlar bu yüzden, diğer insanlarla olan iletişimlerinde ister istemez sırlarla ve söylenemeyenlerle devam eder. Sonra söylenemeyenler…

MİSTİZM VE SEZGİSELLİK

– Mistizm ve Sezgisellik – Bakıp gördüğün, Görüp bildiğin, Bilip de söylediğin. Önce heyecanlandırır insanı. Bütünlüğü şaşkına döndürür Sonra, fark edilip duyulmuş olanların hepsi birden belirsizleşmeye büyük hızla ilerler. Bu kadar bilinir, görülür ve çözümlenir olmak rahatsız eder. Bilmeye hazır olmamak. Görmeye ve yüzleşmeye ilişkin çok daha fazla zamana ihtiyaç duymak. Bildikleri ve fark ettikleriyle…

NE GARİPTİR

İşin içinde insanın kendisi varsa. Önüne de niyetini katmışsa. Geriye kalan herkes ve her şey ona yardımcı olmak için peşine dizilir. Ne gariptir ki, – İnsanlar gitmedikleri yerlere varmayı, – Yapmadıklarından sonuçlar almayı, – İnanmadıklarından yardım bulmayı, – Sevmediklerince sevilmeyi, – Emek vermediklerince ve vermediklerinde değerli olmayı, – Taşların altına ellerini sokmadıklarından fayda bulmayı, –…