Doğa Ana

Azrail’e verilmiş özü vardı. Söz bu ya verildiyse, tutulmalıydı. -“Söz” dedi, sana bir can borcum olsun. -Vereceğim, dedi. -Vadesinde ödeyeceğim. …. Gel zaman, git zaman… Bir tohum oldu, bir fide oldu. Yeşerdi hayat oldu. Can oldu, cana değdi. Hayat oldu, hayat verdi. Geldiği bu dünyadaki her şeyi canından çok sevdi. Onlarda, onu sevdiler. Üstelikte, canlarından…

Uzak İnsanlar Var

Kediden korkan insanlar biliyor musunuz…. Hayvanları sevmeyenler, onlardan da var. Yaşayan ve canlı olan, yapay olmayan ve kontrol edemediği her şey için; tepki, korku, dışlama ve yok etme eğiliminde olanlar var. Var da, var. Ne yaptığını,neden yaptığını bilmez ve kendisine en başta çok uzak insanlar var. En büyük zenginlik basit ve kolaylıkla bulabileceğimiz elimizin altındaki…

Yaşlılık

Yaşını almış sona yaklaşmışların nefesi esti üstümden, kurumuş derilerin kokusuna, küflü eşyaların nemi eklendi. Sona gelmiş düzlüklerin, bitmek bilmeyen- gitmek bilmeyen adımlarını atar gibi hissettim. Sızlayan her kasıma, ağrıyan birkaç kemiğin eklendiği adımları atmak için zorladım kendimi. Sona yaklaşmanın, sondan ölesiye korkmanın acısı değildi hissettiğim. Biriktirdiğim koca bir yaşamı bırakamamanın acısıydı yaşadığım. Doyamamak kadar zordu,…

Yaralanmış İlişkiler

Yaralanmış ilişkilerin, yara almış insanları oldu. İlişkileri can kaybetti İnsanları, kan kaybetti. Kesiklerinden sızan sevgileri Kalplerini kuru bıraktı. Çorak topraklar kadar kuru. Yıkık binalar gibi harabe. Ve kaybetmişler kadar kızgın bitti. Yeniden başlamak, yeniden dirilmek kadar zordu. Ölmek kadar zor Ve hatta daha da zor, Doğmak kadar zor… Yağmuru bekledi. Karı bekledi. Kızgın sıcağı bekledi.…

Erk

Avuçlarını açtığında uçtu. Uçtu ve gitti. Bir daha açmadı o günden sonra avuçlarını. Gitmedi de bu seferde. Avuçlarında, havasızlıktan can verdi. O zaman da… o vazgeçti, avuçlarındaki cesedi tutmaktan. Sevdiğimiz canlıları sahiplenmek adına onların canlılıklarını yok etmek, arzulayacağımız bir sonuç olmaz. Bu sevgililerimiz, eşlerimiz, çocuklarımız, çalışanlarımız, sosyal çevremiz, doğamız, beslediğimiz evcil canlılarımız veya saksı çiçeklerimiz…

Kırmızı Elmas

Kırmızı elmasın sahibi Kanla beslenmiş ışığına kattığın kırmızı, o cana muhtaç. Kan kırmızı , “kırmızı elmas” o kana muhtaç. Kanlı canlı beden, ışıltılı ve parlak bir ruh. Kan, can, ruh, beden . Al sana, atan kalbin. Bedensiz şeffaf duran bir ışık var, o ruh. Bedensiz aşkın varlığı, kırmızı tutkudan yoksun. Bedensiz bir tutku, kırmızıdan ve…

Etinden Parçalar

Etinden parçalar vermek gibidir. Verdiğin her parçanın yerine yenisini yapmaya çalışırsın. Verdiğin maldan azalırsın da Candan azalmazsın, derler. Canından can vermekten, Ruhundan ruh vermekten Kalpten sevgi vermekten, Azalır mı hiç insan? Etinden kopan parçalar neyin nesi peki?.. * Onlar kalbinden gelerek, * Ruhunun aydınlık yerlerinden, * Canın isteyerek vermediğin yerlerinden kopanlar işte.

Depresif

Gezinir, gezgin düşünceler. Ve dağılır zihinler… İster onlar, istediklerinde emin olmadan. İsterler ki; Olacak olan, olandan farklı olsun. Nasıl olursa olsun ve ne olursa olsun, ama mevcuttan farklı bir şeyler olsun. Dağılmış odakların, yolunda gitmeyen hayatları olur sonrasında. Yolunda gitmeyen hayatların içinde, kırgın güvenler yuvalanır. Kırgınlardır, hem de çok kırılmışlardır. Kadere, insanlara ve kendilerine. Artık…