Anlattı, Anlattı…

[fusion_text] Geldi, anlatmaya başladı. Anlattı… anlattı…. Söyleyecek çok şeyi vardı. Dinleyecek yeri ise hiç kalmamıştı. Anlattı…., anlattı…. ve gitti. Bir zaman sonra tekrar geldi. Anlattı anlattı…. söyleyecek çok şeyi vardı. Ve gitti. Tekrar geldi, tekrar… tekrar…. Gerçkten onu dinleyen ve içini boşaltabileceği dipsiz bir kuyuya ihtiyacı vardı sadece. Sessizce onu dinleyecek, ilgiyle onu dinleyecek… Yargılamayacak,…

Teslimiyet

Teslimiyetin aslı güven. Güven başta kendine ve diğerine olmak üzere, güven evrensel adalete, nizama inanmak üzerine. Kendisini bilen, yaşamın güzel yanlarını görebilen için. Sonsuz koşulsuz teslimiyet koşulsuz inancın gereği ; Yok olmak, varlığının sebebi olarak, sebebi olana emanet etmek kendini. Kendini, kendinden iyi bakacak bir güce teslim kılmak. Teslimiyet gücü kaldırmak, şüpheyi eritip yok etmek.…

Üç Maymun

Göz görmez onu, Görse de gördüklerine yürek dayanmaz. Kulak İşitmez onu, İşitse de dinlemeye sabrı yetmez işte. … Zihin dışlar onu, Saçma bulur, ağır bulur durmaz üzerinde geçer ve gider. Bahsettiğim katlanılamayan gerçekliktir. Kabul edilmeyen ve yüzleşilemeyen. Kim ki okuduğundan,  gördüğünden,  işittiğinden,  düşündüğünden rahatsız. Tam da orada, o anda durmalı ve bunun üzerinde düşünmeli. Kendi…

Balıkçı Koyu

Bu koyun sularını durgun görüp sığınacak bir liman zannetme. Durgun sularının da, huzurlu kıyılarına yanaşanların da, iskele de onları karşılayan balıkçıya baktıklarında bilmesi gerekenler var. Bu koyun onun olduğunu. Devamın da bilinmesi gerekenler var. Bir misafir olduğunu. Bir de zamanı gelince tekrar denizlere açılacağın. Bu koy, Dinlenmek, soluklanmak ve neye sahip olunması gerektiğini öğrenmek için…

Kırmızı Elmas

Kırmızı elmasın sahibi Kanla beslenmiş ışığına kattığın kırmızı, o cana muhtaç. Kan kırmızı , “kırmızı elmas” o kana muhtaç. Kanlı canlı beden, ışıltılı ve parlak bir ruh. Kan, can, ruh, beden . Al sana, atan kalbin. Bedensiz şeffaf duran bir ışık var, o ruh. Bedensiz aşkın varlığı, kırmızı tutkudan yoksun. Bedensiz bir tutku, kırmızıdan ve…

Tereddüt

Tereddüt ’ün açtığı boşluğa dolar, olmayanlar. Olacaklar, zaten oraya sığmaz. Tereddüt, bilir eksiği. Tereddüt, zayıf olduğumuzu, hakkı olmayanı, gerçekçi olanı ve de olmayanı bilir. Tereddüt, olacağına olan inancın tükendiği-bozulduğu zamandır. İnandığımızın çürümeye başladığı zamana, biz tereddüt deriz. İçimizde çürümüş bir etin kokusunu duyar gibi, onu keskin hissederiz. Bir kez soluduk mu, artık aklımızdan çıkmaz. Tereddüt;…