Acelesiz

Sakince beklediğinde. Hiç bir şeyin acelesi olmadığını görebilirsin. Şimdi hızlı nefes al, acele birşeyler yap. Göreceksin ki, herşey son hızla ilerliyor. Yetişemeyeceksin bazılarına. Yorulacaksın ve onlar durmadığı için sen de duramayacaksın. Sen onları sevdiğin için, sevecek arkadaşların seni. Sen şiddetle dolu olduğun zaman, şiddetle gelecek insanlar üzerine. Sen neyi kovalıyorsan, o senden kaçacak. Kolavalananın işi…

Arada Kocaman Bir Fark Var

İki farklı şey var, İkisinin arasında kocaman bir fark var…. 🙂 Bu fark, kim olduğumuzu bulmakla ve yerleştiğimiz kimlik alanını görmek arasında. Biri kişinin özünde sahibi olduğu ve kendi varlığından gelen kimliği. Diğeri kişinin kimlik algısı ve ne üzerinde kimlik bulduğu. Biraz daha basitleştireyim. Ayşe ile Ayşe öğretmen arasında, Müdürüm ile Aydın Tedi… arasında, Anne…

Duymuyor Beni

Türkçe biliyor, İngilizce biliyor. İtalyaca, Ruça biliyor. Senin dilinden anlamıyor. “Bana mı dedin? Ne demiştin? Duymamışım. Dinlememişim. Anlamamışım. Bana ne.” Diyor… Öyle her önüne gelenin anlamasını, dinlemesini istemiyor ki. Birinin, sadece birisinin onu duymasına ihtiyaç duyuyor. O birisi de onu duymadığında dinlemediğinde sarsılıp yara alıyor. O birisini arayıp. O birisi olduğuna inandığımıza anlatıyoruz bizde. O…

Senin Gibi Olsun İstedim

Senin gibi olsun istedim. Sonsuz, Sevgi dolu, Neşeli, ve sıcak… Benim gibi oldu. Kısıtlı, Donuk, Huzursuz, ve nekbet… Seni, benle anlatamadım kelimelerde. Kalemimden, karanlık yazılar çıktı. O zaman…Seni, senle anlatmak. Seni, sende yaşatmak gerek dedim. Anlatmaktan vazgeçtim. ********* Her kalem, kalemi tutanın dünyasından yazar. Her kelime, konuşanın kendisinden dökülür. Her bakış açısı, kişinin kendi varlığının…

İki Yol

Ya , İnsanların bilmediklerini varsayar. Bilmedikleri için bunları yaşadıkları varsayımı ile, onlara bildiklerini anlatırsın. Ya da, İnsanların bildiklerini, olduklarını ve yaptıklarını dinler. Sadece anlar, Sadece dinler, Sadece görür, Sadece kabul eder, Sadece onların varlığıyla tüm süreyi ve alanı doldurur. Eğer var ise- Eğer ister ise, boşlukları bulmaya ve onlara da bunu buldurmaya çalışırsın. İşte fark…

Gemiler Dolusu Yalnızlık

Bir avuç yalnızlık, gemiler dolusu kalabalıktan ağırdır. Boş avuçlar sonsuzluğu tutmaya çalışır. Kapanan parmakların arasından, ellerinde olmayanlar dökülür. Saçılanları tutulmaz. Dökülenleri toplamakta mümkün olmaz. İnsanın canını çok fazla acıtan bir oyundur yalnızlık. Tercih ettiğinden de oynanmaz öyle. Bir bakmışsın, öylece oyundasın. Avuçlarındaki boşluğa dolar oyunlar ve senin kadar yalnız oyuncular. Olmayanla oynarsın kendiliğinden. Hem de…

DAHA FAZLASI

Çok yönlü düşünmek zorundayız. Senin baktığı yerden… Onun Baktığı yerden… Benim baktığım yerden… Bizlerin baktığı yerden… Onların Baktığı yerden… Yukarıdan, Aşağıdan, Yakınından, Uzağından, Kapsamlı, Lokal, Bağlantılarıyla, Yalın ve tek olarak, Alternatifleriyle, Kesin ve keskinlikleriyle, …. Belki o zaman daha fazlasına çok daha yaklaşabiliriz.