Uzaylı
Bugün hep ciddi paylaşımlar yaptık, birazda 🙂 ” Adama sormuşlar, -Uzaylılara inanır mısın? Adam cevap vermiş, – Ben dünyalılara da inanmıyorum ki.. 🙂 “
Bugün hep ciddi paylaşımlar yaptık, birazda 🙂 ” Adama sormuşlar, -Uzaylılara inanır mısın? Adam cevap vermiş, – Ben dünyalılara da inanmıyorum ki.. 🙂 “
Senin gibi olsun istedim. Sonsuz, Sevgi dolu, Neşeli, ve sıcak… Benim gibi oldu. Kısıtlı, Donuk, Huzursuz, ve nekbet… Seni, benle anlatamadım kelimelerde. Kalemimden, karanlık yazılar çıktı. O zaman…Seni, senle anlatmak. Seni, sende yaşatmak gerek dedim. Anlatmaktan vazgeçtim. ********* Her kalem, kalemi tutanın dünyasından yazar. Her kelime, konuşanın kendisinden dökülür. Her bakış açısı, kişinin kendi varlığının…
Özel olarak, ve sadece kendimiz için …. Bir şeyler yapmak gibisi yoktur. Kendimizle ilgilenmek bize mutlu hissettirir Kendimizle geçirdiğimiz bu zaman aralığı; Bir başkası için değildir. Bir başkası ne düşünür diyerek, yapılmıyordur. Mecburiyet hiç değildir. Gerekçesi ve nedeni önemsizdir. Bizimle ilgilidir. Bizi yansıtandır. Kendi kararımızdır. Olayımız, Sadece kendimiz istediğimiz için, Kendimizin içinde olduğu, Kendimizle ilgilendiğimiz…
Hayal kurmayı ilk nerede bıraktık? Kaçıncı olmayanından sonra vazgeçtik, Vazgeçtik olabileceklere inanmaktan. Olmayacak olanları bir yana koyup, olacak olanlarını bile feda etme kararını almamıza hangi yenilgiler sebepti? Kaybeden olmamak için bulduğumuz çözüm, kaybedebileceğimiz hayalleri kurmama kararını aldığımız an mıydı yoksa? Ya merakımızı ne zaman kaybettik? Bilinmezden korkmaya başladığımız ve yaşlandığımız için güvenliği daha fazla önemsediğimiz…