Normal ve Anormal

Normal ve olağandışı, bu ikisinin arasındaki fark ne? Yani bir şeyin normal olup, olmadığını ne belirliyor? Bakış açısı mı? Sayılar mı? Sınırlar mı? Kanunlar mı? Ahlak mı? İnanç sistemleri mi? Alışkanlıklar mı? Tanımlanmışlık belirliyor. Bir şey tanımlanmış ise; O artık bilindik sınırların içerine girer. Tanımlandığı şekliyle kabul edilir. Bir kez kesin ve keskin tanımlanmış şeylerin…

Değişime Direnç Geliştirdi

Eskiden tüm hayatlar zor yaşanırmış. İnsanlar mecburen dayanıklı olmaya mecbur olurmuş. Koşullara uyum sağlamak ve entegre olmak, oldukça sıradanmış o zamanlar. Şimdi, o kadar basit değil. İnsanlar değişime direnç geliştirdi. Sebebi de basit. Dayanıksız olmaları ve artık kolay uyum sağlama yeteneklerinin olmayışı. O yüzden günümüzde değişimler keskin olmaz. Fark etmeden yumuşak geçişlerle insanlar değiştirilir. Çünkü,…

Nefes Çalışmalarında

Nefes çalışmalarında… Tüm çeşitlerinde ortak işlev özelliği, bilinç sıçramasıdır. ?daha yüksek bir bilince ?daha yüksek bir transa ?daha üst bir konsantrasyona ?daha üst esnekliğe ?daha üst bir enerji düzeyine ?daha derin farkındalığa ?daha derin duygu temasına ?daha üst benlik temasına ?daha derin bilinçaltı görseline ?daha derin mistik veya spritüel iletişime ?daha net düşünce gücüne ….…

Değişim, Öğrenme ve Tekrarlar

Tabloda olduğu gibi kodlanır. Bu yüzden değişim – Geçmişle geleceği bu günde bağlayıcı olmalıdır. – Bütünlük oluşturacak, tüm oluşturucularını kapsayacak ve üzerinde çalışacak nitelikte olmalıdır. – Kalıcı olmaya yetecek tekrar ve süre müddetince peşinden gidilmek zorundadır. Değişim, – Düşünsel – Davranışsal – Nörolojik – Kimyasal – hormonel – Duygusal – Tüm bedene hücrelere işleyecek kadar…

Teyit

Her işitilen, duyuldu demek olmadığı gibi Her görülen, algılandı her okunan, anlaşıldı anlamında da değildir. Anlaşıldığımızdan emin olmanın yollarından bir tanesi teyit etmektir. Basit bir konu gibi dursada, günlük yaşantılarımızın içerisinde oldukça sık olarak sorunlar yaşamamızın nedenleri arasında yer alır. Bilmediğimizden eğil de dikkat etmediğimizden ya da yeterince önemsemediğimizden kendiliğinden oluşuverir. Ben söylemiştim, Gösterdim görmedin…

Formülü Var

Her şeyin bir matematiği var. Formülünü yaşarken çıkartıyor insan. Ne kadar çok problem çözerse de o kadar çok formülün uygulamasını biliyor. Zamanla o formüllerle ilgili sorunların çözümlerinde hız kazanıyor. Devamının nasıl olabileceğini nasıl bilebilirsin, diyor insanlar. – Basit diyorum. – Bu denklem bir sonuca gider. Girdiler belirli, formülü oltada. Ee artık, bir çıktı olağan olarak…

Yağmacılar

Yağmacılar denen bir grup zihin var. Yaratmak, üretmek ve sahibi olduklarıyla gururlanmak onların işi değil. Bunlar, düşüncenin ve insanlığın kanser hücreleri gibi. İstila ettikleri kadar ve alanlarının dışına taşıp, diğer hücrelere hakim olabildikleri ölçüde hayatta kalabiliyor. İnsan evriminin bir kaç alt basamağına sıkışıp kalmış, yağmacı ve istila peşindeki zihinler basit varlık çabalarının sonlarında kendi yok…

Değişmek Neden Zordur ?

Çünkü değişimin en büyük düşmanı yine insanın kendisidir. İnsan kendisiyle kesin ve keskin bir şekilde savaşamaz. Sürekli olarak kendi içerinde çatışma halinde bulunamaz. Bu varlık sebebi ile uyumsuz bir tavır olur. Böylesi bir zorlamada, Değişime ihtiyacı olan kendisi ve değişime direnç gösteren kendisi aynı bedende yaşıyor ve kendi sahip oldukları için savaşmaya devam ediyordur. Öncesinde…

MANTIK AĞLARINA YÖNELİK ÇALIŞMALAR

Bir başka çalışma yolu mantıkla çalışmak. Üst zihin fonksiyonlarına, bilgiye kanıta dayalı yol almak. Kurgu, dizilim ve sağlama. İkna olmalı, zihin her tası yerine oturtmalı. Bilmeli, bulmalı kendisi yorumlamalı. Delilleri olmalı her yeni düşüncenin. Kanıtlanabilmeli ve tekrarlanabilmeli. Ana fikre sahip olmalı. Birde hepsinden öte sonuçları kesin olarak tanımlanmalı. Bekleyebileceğini, edine bileceğini ve olabileceği kesin olarak…