İçedönük
Kendi kafasının içinde yaşayan insanlar, genellikle sıkıcı kişilerdir. Çünkü, iletişim bizim dışımızdaki kişilerle kurulur. İletişim, en az iki kişilik bir eylemdir. Biz orada değilsek, diğer kişinin sıkılması normaldir.
Kendi kafasının içinde yaşayan insanlar, genellikle sıkıcı kişilerdir. Çünkü, iletişim bizim dışımızdaki kişilerle kurulur. İletişim, en az iki kişilik bir eylemdir. Biz orada değilsek, diğer kişinin sıkılması normaldir.
“Kimler geldi kimler geçti hayatımdan” cümlesindeki ben, transit geçişi olan bir yola dönmüşken. Duranlara ve konaklamalara hayatımda bir yer ayırmamış olmanın eksikliğine sahip olurum. Gelenleri bekler, gidenleri izlerken kendi gittiğim yoldaki sabit duruşumu sürdürmüşümdür o ana kadar. Bunu bilir, bunu yaşarım. Bir yere sabitlenmek güzeldir belki. Giderken sabitlenmek, gidenlere sabit bir konak olmak. Bazen direksiyonda…
Fark etmekle Fark etmemek Arasındaki çizgi Fark edilenden incedir. **** – Tereddütlü olunan, – Sezinlenen ama açıklanamayan, – Fark edilmese de olumsuzlarına maruz kalınan. – Değiştirilemeyen, – İçinden uzun süre çıkılamayan. – Yıpranmaya başladığımız. – İçimizdeki huzursuzluğunu gideremediğimiz … Duygu, düşünce, davranış, olayları yaşayan için artık, farklı bir bakış açısına ulaşmak zorunluluktur. Pek çok şeyi…
Yaşam yalın kaybedişlerin ve sadece kazanışları var olduğu bir alan değildir. Birlikte hüküm süren hanedanlık, sürekli iniş ve çıkışların yaşanmasına olanak sağlayacak imkanlarla doludur. Belirsizlik korku yaratır. Bu korku da olmak zorundadır aslında. Hareket etme dürtüsünün bir tabana ihtiyacı olur. Her zaman zaferler motive etmez insanı. Kayıplar yada kaybetme ihtimallerinin korkusu da bir motivasyon kaynağı…
Titreşip duran sayısız enerjinin içinde yüzen diğer enerjiler. Sonsuz bir frekans denizi. Sesler, görüntüler, havadaki dalgalanmalar, ışık, elektrik, elektromanyetik dalgalar ve saf enerji… Her bir canlı, her bir madde.. Toplayıcı, üretici, dağıtıcı ve yansıtıcı aynı zamanda. Zaman, sonsuz uzay ve boşluk, birde boyut kavramları tümüne hacim kazandırıyor. Kopyalanamayacak kadar büyük, anlaşılabilecek kadar sistemli bir düzenden…
Panik, karmaşa, hüzün, deliriş gibi yoğun duygularda olduğumuz anlarda. Karmaşa, çözüm ve sorgulama dönemlerinde alacağımız kararları ertelemek. Hamle yapmadan ve adımlar atmadan önce durmak ve sakinleşme gerekir. Tepkisel ve alelacele atılan adımlar, bizim duygu yükümüz ve kendi iç karmaşamızın çözümsüzlüğünü diğer insanlara aktarır. İç dünyamızda oluşan bu yüklerin enerjilerin olaya ve kişiye aktarılması ile, çözümsüzlük…