Hani Diyorum ki

Günün imkanları günün dertleriyle geliyor. Hayatlar basitken dertler sıradan. Dertler sıradanken baş etmek olağan oluyor. Durmak yok bugün. Devrin hızı durmaya zaman tanımayacak kadar hızlı. Giderken atlamaya izin vermeyecek kadar korkutucu. Yorulamıyor kimse. Duramıyor, ara veremiyor, bırakamıyor ve soluklanacak zaman yok. Ve insanlar yorgun. Ve insanlar bıkkın. Yeninin yeni dertleri ve buna mecbur hissedişleri sürüp…

Karmaşanın Panzehiri

Karmaşanın panzehiri, sadelik. Telaşın ki, sakinlik. Yorgunluğun da dinlenmek. Doğaya hayvanlara dönmek, sakin saatler günler geçirmek boşa geçen zaman değildir. Tam tersine, hayatımızın diğer kısmını sağlıklı sürdürebilmemiz için mecbur olduğumuz diğer yarımızdır. Yarısında eksik olup diğer yarısıyla tastamam işler başarmak ya eksikli ya da yüksek bedelleri ile gerçekleşir.

Olmayan Sorunların

Olmayan soruların cevapları aranıyor. Onlar, yüzlerce yıl öncesinde olduğu gibi keşfedilmemiş kara parçaları kadar varlar. Orada oldukları bilinmediği için belki de, onları aramak düşünülmemiş bile olabilir. Bu durumdan da bir o kadar güvendeler üstelik. İnsanlık için büyük keşifler var şüphesiz ve bunlar gerçekten önemli. Bir insan için, özellikle insanın kendisi için keşfedilecek hiç bir şeyinin…

Kamp Ateşinde

Bugün kamp ateşinde yaktım tüm yorgunlukları. İstiflemedim. Bir sonraki haftaya biriktirmedim. Beklettiğimiz, ertelediğimiz yorgunluklarımızı taşımak hele ki bu aylarda bizi büyük bir hızla tüketir. Kendimize ayırdığımız böylesi zamanlar kayıp olmaz. Tam tersi kazanılan yeni bir hafta olarak elimizdekilere eklenir. Mutlu hafta sonları ve enerji dolu haftalar olsun.

Veryansın

“Şöyle kötü, böyle kötü… Onu yaptı, bunu yaptı… Bunu dedi, şunu dedi…” Diyerek veryansın ettiğinde sanılır ki o insan için her şeyin sonu. O insanın hayatında konuşulmaya değecek kadar hayatının merkezindeki insana yüksek bir odaklanma var demektir bu veryansının anlamı. Değiştirmek bile olmaya bilir meselesi. Sadece içini dökmek ve rahatlamaktan öte bir isteği dahi olmayabilir.…

Anlattı, Anlattı…

[fusion_text] Geldi, anlatmaya başladı. Anlattı… anlattı…. Söyleyecek çok şeyi vardı. Dinleyecek yeri ise hiç kalmamıştı. Anlattı…., anlattı…. ve gitti. Bir zaman sonra tekrar geldi. Anlattı anlattı…. söyleyecek çok şeyi vardı. Ve gitti. Tekrar geldi, tekrar… tekrar…. Gerçkten onu dinleyen ve içini boşaltabileceği dipsiz bir kuyuya ihtiyacı vardı sadece. Sessizce onu dinleyecek, ilgiyle onu dinleyecek… Yargılamayacak,…