denge, arkındalık, bütünlük, bireysellik, Özgürlük
Yaratılışın bir matematiği var. Hiç bir şey rastlantı değil. 0 ve 1 üzerinden oluşturacağımız bir felsefe sınırsız konuya çözüm sağlayabilir. Sadece bunun kullanımı ve ispatı üzerine yazsak yüzlerce sayfa yazı çıkartabiliriz. Ama okunmaz 😀
Tutunacak tutamaklar, Dayanacak dayanaklar. İspatlar, nedenler, sebepler ve gerekçelerden zaman kaldığında içine bakmalı insan. Olduğunu sandığı kişi mi hala? Kalp öyledir ki, kirini sahibine göstermez. Kirlendiğini onu taşıyan genellikle hiç bilmez.
Yüksek, geniş yapraklı ve yaşını almış ağaçlar. Öyle bir tutunmuşlar ki toprağa, sahiplenmişler gölgelerinin düştüğü her karışı. Onların aurasına dahil olduğunuzda güvende ve daha bir huzurlu hissediyorsunuz. Aidiyet böyle büyük bir bağlılık. Misafir ile ev sahibini birbirinden ayırıyor. Misafir, kendini onunla birlikteyken daha bir güvende hissediyor.
Gün başladıktan sonra iyi olmak zorundaydı. İyi gözükmek, anlayışlı olmak, tahammül edebilmek, erdemli davranmak… Özveri günün özeti, kabul de hikayesi… ve günlerin sonunda, kendi olmak için ona kalan zamanı olacaktı. Bu tükenişti işte. Kendin olmadığı – kendin gibi olmadığı tam gün, tüm gün kendinden kaybettiği gündü… Olay, gün içinde kendi gibi olmamak değildi. Olay, hayatın…
Herşey zıddıyla vardır. Zıttı sayesinde vardır. Ve yine varolan her şeyin içinde bu ikilik mevcuttur. Bu ikilik onun varoluşunun titreşimini yayar.
Bir yerde okumuştum. Her birimiz hayatımızda en çok gördüğümüz ve birlikte zaman geçirdiğimiz 3 kişinin ortalaması oluruz. Dostlukta el sıkışmaktır. Kucaklaşmaktır. Sırt sıvazlamaktır bazen. Başını yaslayanın, başını okşamaktır. Yeri geldiğinde, onu durdurmak ya da elinden tutup çekip çıkartmaktır. İşte bunu bilirim arkadaş, Tutacaksan eğer elinden ya da uzanacaksan eğer ellerine… Dostunun elleri temiz olacak.
İnsanlık namına teslim ol. Teslim ol iyiliğe. Her tarafın iyi insanlarla sarıldı. Kaçacak yerin yok, teslim ol iyiliğe. Arkanda birleştir ve vicdanla kelepçele ellerini, masum ahıyla kirletme. Aç kulağını sözlerime, Aç kalbini diğerlerine, Aç kendini gereceğine, İnsanlık namına, İnsanlığa teslim ol.
Dağa taşa bayıra meyve ağaçları dikerim. Ceplerimde her daim yediğim meyvelerin, çiçeklerin tohumları olur. Gezerken onları etrafa saçarım. Yaşama hakkı sadece bana ait değil bilirim. Kuşlar kurtlar yesin derim. Yoldan geçen yesin doysun isterim. İhtiyacım olduğundan değil. İhtiyacı olanlar olabileceğinden üretirim. Fazlasını stoklamam, saklamam. Toplarım dağıtırım ve onları paylaşırım. Yolda kalmış bir araba gördüm mü,…
Amacımız; 💥– Sıkışmışlıklarınızdan kurtulmak, 💥– Açmazlarınızın üstesinden gelmek, 💥– Yaşam çizginizi değiştirmek ya da onu yeniden keşfetmek, 💥– Yüklenmiş olduğunuz ait olmayanlarınızdan kurtulmak, 💥– Çözüm bekleyenlerinize çıkışlar bulmak, 💥– Seçim ve kararlarınızı doğru kılmak, 💥– Kendi yaşamınız üzerinde tam kontrole sahip olmak, 💥– Uzun sürelerdir beklettiğiniz konuları halledebilmek, 💥– Bildiklerinize bilemedikleriniz ve farkında olmadıklarınızı da…
İsterdim, Öyle bir kalbim olsun ki; Asla sevemeyeceklerimi bile, İçine alabilecek kadar büyük olsun.