GEÇER BUNLAR

En çok eksilen şeylerden bir tanesi insanların insanlara verdiği emek. Kimsenin kimseye emek vermediği bir dönem sanırım bu dönem. Kendinizi kalpten dinleyen ve anlayan insanları bulmakta zorlandığımız. Güvenebilmek ile ilgili sıkıntılar yaşadığımız. Kendimizi çok fazla yalnız hissettiğimiz. Geçer bunlar, diye kendimize telkin ettiğimiz bir dönem.

DİBİNE IŞIK VERMEZ

Bir mumum yanışında tükenen gövdesi gibi azalan beden bir yana, yanan fitilinin ışığındaki azalmayıştır kendini genç hissetmek. İnsan yanışını bilir. Yanarken tükenişi, zaten olmakta olandır. Verdiği aydınlığı görür, ama dibine ışık vermez. İnsan bu yüzden kendini görmez.

CILKI ÇIKIK DÜNYA

Herkesin bir rolü vardı bir zamanlar. Sonra tüm roller toplandı insanlardan. Sonra tekrar rasgele dağıtıldı geriye. Bir baktı rol verilen. Ona verilmiş olan, atanmış olan ona ters. Rol ona uysa o role uyumsuz. Ne yapsın arık öyle uygun görülmüş, buna mecbur kılınmış. Yapacak bir şey yok. O da olduğu kadar rolüne soyunmuş. Birde bakmışız ortada…

BİR BAŞKA ŞİDDET

Sabrım tükendi diyerek hızlı hızlı adımladığı odanın duvarlarının kıyısından geriye döndü. Büyük bir hışımla karşıki duvara doğru hızla adımlarını sıralayarak ilerledi. Sabrı kalmamıştı da ondan voltalamıştı tüm odayı. Halıdaki ayak izleri yol olmuş, yollundakiler duman olmuştu. Gergin adımlarının önüne kimseler durmamıştı da sabrının geri gelmesi ve geriliminin enerjisinin bitmesi beklenmişti. Huzursuzdu. Gergindi. Sinirliydi. Sabırsızdı. Hem…

İNSANLARIN NEYE İHTİYACI VAR

İnsanların neye ihtiyacı var? Valla bana sorarsanız, ben bilmiyorum. İnsanlar kendi ihtiyaçlarını kendileri bilmek zorunda. Kendini tanımak ve ihtiyaç duyduklarını, nedenleri ve kendilerine uygunluklarıyla belirlemek zorunda olanlar onlar. Peki onlar bilmezse ne olur? İşte o zaman sıkıntı olur. Sıkıntı şudur; Tercihlerini doğru bir şekilde yapamazlar. Yaptıkları tercihler ya kişiliklerine uygun olmaz ya da yanlış tercihlerde…

RAHATLAMAYA İHTİYACIMIZ VAR

Rahatlamaya ihtiyacımız var. Yüklerimizden, sıkıntılarımızdan, kaygılarımızdan, biriktirdiğimiz yorgunluk ve negatiflerimizden kurtulmaya bazen her zamankinden çok ihtiyacımız var. Gün ve dün yorgunlukları ve birikimleriyle sırtımıza binmiş bizimle yol alırken. Gücümüzü yeniden toplamak için sakinleşmeye durulmaya ve dinginleşmeye duyduğumuz ihtiyaçtan bahsediyorum. Yorgunluk, uykusuzluk, gerginlik, kaslarımızdaki tutulmalar, tahammülsüzlük, kafa karışıklığı, hiçbir şeyden keyif alamama, bir şeylerin ters gittiği…

ANALİZ VE DEĞİŞKENLER

Analiz bağımlı ve bağımsız değişkenlerin orantıları ile yapılır. Aslında analizler büyük bir matematik denklemleridir. Değişkenlerin bağmlı ve bağımısız olduğunun bile kişiden kişiye değiştiği büyük formül her insanın insanın kendisini oluşturur. Soyut verilerin artı somut verilerin ve kendi formüle ettiği kalıpların eşitliklerinin arasından kişinin yaşama bakışı ve yaşayışı çıkar. Bu kadar basit midir? Hayır bu kadar…