Yarım Kalmış Hesabı
Herkesin yarım kalmış en az bir hesabı mutlaka var. Mesele şu ki, hesaplaşmaya cesareti olan insan çok az.
Herkesin yarım kalmış en az bir hesabı mutlaka var. Mesele şu ki, hesaplaşmaya cesareti olan insan çok az.
Yarım bıraktıklarımızın ağırlığı omzumuzda yaşarız. Neden peki yarım bırakırız? Neden olmasın, bizi geçmişe, bizi hayata, bizi insanlara bağlayan, yarım kalmışlıklarımız değil mi? O yarım kalmışlıklar tutmuyor mu bizi. Ölümden bile onlarla korunmuyor muyuz. Yarım bırakıp gitmemek için hayata onlarla tutunmuyor muyuz? “Çocuklar kendini kurtarmadan, ölemem bile” demiyor muyuz? Doğru soru; Kopamamak mı, kopmamak için kendimizi…
Fanus… İçindekini kapalı tutmaya yarayan, hava su ile bağını kopartan. Nereyedeyse tüm dış etmenlerden bağımsız ve kontrollü alan. Yalıtılmışlık, tükenmektir gerçek anlamıyla. Yalıtılmış ve tam kapalı bir alana konulmuş her şey yok olur. Hele birlikte tükenmek, bir başka şeye dönüşmek arzusu, o bambaşka birşeydir. Olduğunda eksiklik bulanın, olacağına adanmışlığı için kendinde feda edilmişlik barındırır. 🎎Bir…
Aştım ben, Geçtim ben, Bitirdim tümünü, Yaladım yuttum hepsini öbür yüze çoktan geçtim ben… 🎡 Diye bir şey yok. 🎡 Herkes kadar yarım, Herkes kadar eksik, Herkes kadar bulmaya, Herkes kadar bilmeye muhtacım. 🎢 Yazı eğer iki kısımsa ki öyle. İlk yarıda yaşayanın vay haline.
Yarım bilmek, bilmemekten kötüdür. Eksik bakmak, hiç görmemekten kötüdür. Bir noktaya saplanıp kalmak, hepsinden kötüdür. İnsan dediğin, altı üstü bir bütündür.
Uzaylıların üzerimizde bıraktığı yanlış imajı silmek istedim. İşte uzaylı dediğimiz şey böyle birşey. Hamburgere iki tel takıyorsun. İkide göz kondurdun mu üstüne tamamdır. Boşuna gözümüzde büyütmüşüz meğer. ?????? Herkesin her konuda fikri var. Sanki hepimiz evinde uzaylı besliyor gibi uzaylılarla ilgili fikre sahibiz. Hepimiz ekonomistiz. Dış politika iç politika bizden sorulur. Modayı en ön sıradan…
Sende buldum anlamı… Duydun ve sandın ki anlamlısın. Hah buldum diye düşündün. Yanılıyorsun, sensiz anlamı olmayan boş birisine tutunmaya çalışıyorsun. Yarımların tama varmayacağını, En azında ilişkilerde bunun böyle olmayacağını ben anlatamam. Bunu yaşayarak öğreneceksin. Öğrendiğin gün belki, bu yazıyı hatırlayacak ve ne demek istediğimi anladığını söyleyeceksin. Şimdilik sana hoşçakal.
Hani biricik olmak istiyoruz ya. Sadece biri için bile, Bir seferlik de olsa, Bir an dahi gerçekleşse, … Yetecek diyoruz ya!.. Hissetmek istediğimiz değerliliği , önemli olma hissini , kimlik arayışını bu kadar dibe indirmişken, Bırakın bir anı, Bırakın bir kereyi, Bir ömür boyu, hem de herkes için önemli olsak dahi elde ettiğimiz içimizdeki boşluğu…
Doğduğundan önce orada olan, orada olduğunu hep bildiğin ve orada olmayacağını hiç düşünmediğin şeyler vardır. Aile büyüklerin Doğduğun evin Mahallen Şehrin Ve Vatanın Ezber derlerse, bozarız derlerse, bundan sonra farklı olacak alış derlerse… Onlar olmadan sen yine de varsın derlerse… Alışamazsın bir daha, olamazsın eskisi gibi. Yetim kalısın, eksik kalırsın, korkarsın, utanırsın, özlersin. Artık o…
Onlardan kusursuz olmalarını bekliyoruz ya. Yanlışlar yapıyorlar, kusurlu tavırlarıyla bize bir şeyler yaşatıyorlar ya. Hani eksik bıraktıkları oluyor. Bir de ısrarla düzeltmedikleri. Bu da yapılır mı, bunu nasıl yaptı diyoruz bir zaman sonra. Anne babalarımız, aile bireylerimiz, kardeşlerimiz, eşlerimiz, arkadaşlarımız dan bekliyoruz. Özenmelerini istiyoruz; Kendilerine kimliklerine yaklaşımlarına ilişkilerine ve yakın olduklarına, bizlere. Bunu istisnasız ve…