Ellerinden Kayıp Giden
Ellerinden kayıp giden, bazen ömründür. Bazen de bir ömür birlikte olmak istediğindir. Birincisini tutmak, senin elindedir. İkincisi, birincisini ne kadar sıkı tuttuğuna bağlıdır.
Ellerinden kayıp giden, bazen ömründür. Bazen de bir ömür birlikte olmak istediğindir. Birincisini tutmak, senin elindedir. İkincisi, birincisini ne kadar sıkı tuttuğuna bağlıdır.
Sevmeye değer, Bulsam seni. Yanında olmaya değer, Bulsam seni. Birlikte ölmeye değer, Bulsam seni. Bir ömür bırakmazdım, Bir bulsam seni.
Kelebeğin ömrü kısa. Zorlu başlayan hayatının en güzel zamanında son buluyor yolculuğu. Tam herşeyi halletmişken. Tam mutlulukla buluşmuşken. Tam sürünmekle geçmiş geçmişi, geride kalmışken. Tam da olması gereken olmuşken. Demem o ki; Özlenen sona varmışken, sona yaklaşmış oluruz. O yüzden başlarda olmanın da keyfini çıkartın.
Bekliyorlar, İstiyorlar, Sanıyorlar, Zorluyorlar… Biri olmaya. Tanımlı biri olmak ve olmamak arasında sıkışıyor insanlar. Sonra birisi olmayı ya da birisi olma kavramına karşı durmayı seçmek zorunda kalıyor her biri. Nasıl ömür israfı. Kendisini bulmaya uğraşması gereken insanlar, işi gücü bırakıyor… Onlara dayatılan kişi olmak ve ona isyan edip tepki oluşturmak arasında bir ömür debelenip duruyor.…
Sakla istediğin kadar. İçindekiler çıkmak için mutlaka bir yolunu bulacak. Sonsuza kadar onları içine kapatamazsın. Bir ömür kendini inkar ederek yaşayamazsın. Onlarla barışmaya ve onları anlamaya mecbur olacaksın. Ya kendini görecek ve tanıyacak. Ya da için için kendini onlarla birlikte zehirleyip yok etmek zorunda kalacaksın. Kendi keşfini yapmamış her insan gibi hayatı kendine eziyet kılacaksın.…
Verilmiş her yaşam bir kıvılcım gibi parlar ve söner. Kimi kıvılcımlar alev olur yangın çıkartır. Kimi kıvılcımlar, başka kıvılcımlar yaratır. Bazısı sadece çevresini aydınlatır. Bazısı da gören oldumu diyemeden sonlanır. Pek çok insan fener olmak ister. Yıldızlar gibi parlamaktan bahseder. Hayaller güzeldir. Ateş böcekleri de böyledir. Onlar da büyük ihtimal, bir günleri daha olsun ister.…
Sönmüş bedeninden fışkırmak isteyen ruhun vardır, bilirim. Sığmazsın kendine, sığdıramazsın yapmak istediklerini ömrüne. Bir ömür yetmez sana. Günlerden saatler çalınmış, eksikmiş gibi hissedersin. Yetmez sana… Onu da çok iyi bilirim. ??????? Canlı bedeninde ölmüş ruhunu taşırsın, görürüm. Gömersin onu canlı canlı. Can çekişir hissederim, yaşayan bedenindeki acısını. Saklamak istesin, çünkü bilirsin mezardakinin katilinin kim olduğunu.…
İçinden çıkılamayan durumlar için, Bahaneler üretmek, Açıklamalar getirmek, Anlayışlar geliştirmek, Kabullenmelere tutunmak, Tereddütlerde oyalanmak, Gibi, gibi yolları seçtiğimizde, bir süre sonra en yanlış seçimleri bile olağan ve doğru kabul etmeye başlarız. Bu haksız ve yanlışla özdeşleşme kurulması ile sonuçlanacak bir süreçtir. Yapmamız gerekeni yapamayacak kadar aciz veya zayıf olduğumuzu kabullenmek zordur. Bu yüzden bunana oranla…
Yaşını almış sona yaklaşmışların nefesi esti üstümden, kurumuş derilerin kokusuna, küflü eşyaların nemi eklendi. Sona gelmiş düzlüklerin, bitmek bilmeyen- gitmek bilmeyen adımlarını atar gibi hissettim. Sızlayan her kasıma, ağrıyan birkaç kemiğin eklendiği adımları atmak için zorladım kendimi. Sona yaklaşmanın, sondan ölesiye korkmanın acısı değildi hissettiğim. Biriktirdiğim koca bir yaşamı bırakamamanın acısıydı yaşadığım. Doyamamak kadar zordu,…
Bir ömür verdikleri emeklerine karşılık, bir gün bile olsa bunu gördüğümüzü söylemek, ve onlara gönülden teşkekkür etmek isteriz. Sevgili Öğretmenlerimiz, Bizim ve ülkemizin geleceği için önemlisiniz. Milletimiz ülkemiz ve geleceğimizin anahtarları sizlerin ellerinde. Biliyoruz, Sorumluluğunuz fazla, yükünüz ağır. Bizleri götüreceğiniz geleceğimiz için teşerkkür ederiz. Öğretmenler gününüz kutlu olsun.