Çok mu İstedim?

Hep başkaları seni kucaklasın diye bekledin. Sevilmek istedin. İnsanlar sana anlayışlı olsunlar, bunu diledin. Korunmak ve kollanmak, görülmek ve değer bulmaktı en büyük isteğin. Birileri alkışlasın, bir başkası onaylasın. Bazıları taktir etsin, geneli hayran olsun. Eğer bir insan bu kadar fazla başkalarına ihtiyaç duyduyor ise, bu yoksunluğu asla bitmez.

Çalışmaya Odaklanmak veya Adaklanmak

Her çalışmamda ilk olarak yapılması gereken, öğrencinizi insan olarak sevmek ve kabullenmektir. Asla soruna, çalışmaya veya yapılacaklara odaklanmamak gerekir. Bu işin hamuru, özveriden yapılmasıdır. Sonsuz kabul verecek isek öğrencimize, önce onu biz kabul etmek zorundayız. Her daim onlar sahneye çıktığı andan itibaren yıldız onlardır. Onlar olmalıdır. Bu yüzden, siz de sevmediğiniz işleri yapmayın ve ya…

Bilincin Katmanları

Aynı anda kaç katmanlı bir bilinci kontrol edebilirsin. “Dünya tepsi gibi düzdür” bakışından, ” Dünya yuvarlaktır” bilincine geleli daha anca bir iki yüzyıl oldu. Bilincinde tek katmanlı, düz bir zemin olmadığını anlamak gerek. Aynı anda birden fazla şeyi işleyebilirken, gözlemleyebildiği şeyin tek oluşu onu tek katmanlıymış zannetmemize neden olur. Bu bilgi ne işimize yarar? Sizi…

Değişme Kararı

Gerçekten canımız yanmadan değişim kararı almayız. Ve insanlar canımızı yakar. Yüzümüze tokat gibi inen olaylar, bizi kendimize getirir. Olumluyu istemek de bir değişim yoludur ama insan onu istemeye bilmeden tembeldir. Daha doğrusu ister de, bedelini ödeyecek yeterince sebebi yoktur. O yüzden acılar bizim dostumuz, aldığımız yaralar madalyamızdır. Kazanılan zaferler büyük kayıpların peşinden gelir. Acı yoksa,…

Şahitler

İnsanları kendisinden daha iyi anlayacak, kedisinden daha iyi tanıyacak birileri olmalıdır. Buna şahitler deriz. Şahitlerin özelliği; Tarafsız gözle görüp, tam bir kabul ve anlayış gösterebilme kapasiteleridir. İnsanın varlığı bunlarla anlam bulur. Değişim ve gelişim bunların eşliğinde canlanır. Aslında tüm terapilerin en temelinde bu vardır.

Başkasının Aldığı Kararlar

Senin yerine, bir başkası karar alıyor ise. Seçimler senin olmadığı halde, ödenecek bedeller senin olur. Doğru ya da yanlış, seçimlerini her zaman kendin yap. Kimseye sorma demiyorum. Karar alma sorumluluğu, bir tek sana ait olsun. Buna erken yaşlar da başla. Çünkü; seçimlerin bedelleri olduğunu öğrenmek gerek. Kendini, hayatının kazananı hissetmenin tek yolu da bu. Mantıklı…