Kendi Kör Dünyasında

Nasıl olacağını, Neden olacağını, Ne olacağını, Nerede olacağını, Gerekeni, Beklediğini, İstediğini, Anlattı… Kadın yoktu anlatılanların içinde. Şiirlerin içinde anlatılan… Şarkılarda söylenilen… Kollarında taşınılan… Birlikte yaşanılan kadınlar yoktu yanlarında. Akıllarında yaşattıkları kadınlığı anlattı erkekler. Görmedikleri, gözükmez. Kabul etmedikleri, kendilerini kabul edilmez zannetti sonra. Utanç oldu etekler. Utanç oldu kahkahalar. Utanç oldu kadınla birlikte tüm anılanlar. Kadınları…

Bütünlesmez Görselin

Unutmak, parçalar hatıraları. Bir de parçalanmış insanlar bırakır böylesi bir anı. Kimi varlığında dağılır. Kimi yokluğunda dağılır. Çözümlenemezliklerin büyük çoğunluğu, çözülmeyecek kadar dağılmış insanların yansımasından oluşur. Enerjileri karmaşa, kişilikler parçalı, karakterler çoklu, bütünlükler uyumsuz, anlaşılırlıklar belirsizdir. Anıların parçalı, tanımanın güvensiz oluşu bundandır.

Eskitilmiş Sevdalar

Unutulmuş aşklar, eskitilmiş sevdalar, geçmişlerde, bir yerlerde kalmışlar… Sonsuza kadar süreceği düşünülmüş nice beklenti, Bir zamanda, bir yerlerde düşürülüp kaybedilmiştir. Zaman ilerlerken, onlar gerilerde kalmış ve ona uyamamıştır. Dünyanın sonu sanılan çoğu zaman, Zamanın içerisinde çoktan unutulmuş, hiç olmamış varsayılmıştır. Hiçbir duygu zamana direnemez. Tüm duygular, – belirli bir hızda yükselir, – ivmelenir, – zirve…

ÇİZGİ

Elindeki ağacın dalıyla toprağa uzunlamasına bir çizgi çizdi. Aralarından geçen çizginin öbür tarafında kaldı. – Bu çizgi bizi ayırıyor. Buradan ilerisi sana yasak. dedi Zaman geçti yağmur yağdı, rüzgar esti topraktaki çizgi silindi. Ardında kalan zihninden hiç silinmedi. O çizgi sonsuza kadar orada durmaya devam etti. ************* Bazı kırgınlıklar unutulmaz. Bir kez araya mesafe konulduğunda,…

HİKAYELER

Denize kendi ittiklerini kurtarmak için can simidi atanların kahramanlığı kadar gerçekti söyledikleri. Böbürlendikleri eskimiş, tüm hikayeleri anlatılmaktan yaşlanmıştı. Hep bir hikayesi vardı anlattığı, ama bilenlerden tekrar dinleyeni kalmamıştı. Kendini tekrar etmekten bir türlü bıkmamıştı. Görenler yollarını değiştirdi, dinleyenler kulaklarını kapattı ve gözlerini kaçırdı. Hiç birisi “bıktık artık yeter” diyemedi. Yoluna devam etmeyen, takılıp kaldığı yerden…

BİR ÖMÜR

Zamanımız azaldığında, Köşeye sıkıştığımızda, Sebeplere ve çıkışlara ihtiyaç duyduğumuzda, Bakılması gereken yer, kendi yaşamımız ve yaşamımız boyunca yaptıklarımız olacaktır. – Geçmişin sorgulanması, – Geçmişle hesaplaşma, – Geçmişin algısının yeniden düzenlenmesi, – Geçmişimizle, kendimizi kabullenebilme, – Geçmişimizi, geçmişte kabul edebilme…. Kaybedilen zamanı geri getirmeyecektir ama kalan zamanı doğru kullanabilmek için yeni fırsatlar yaratacaktır. Geçmişi unutmak ve…