Evlatlarınıza Kızmayın
Evlatlarımız bizlerin eseridir. Bizden dolayı ve bize sebeplerdir. Bahçemden dibine düşenleri topladım ben bu hafta mesela.
Evlatlarımız bizlerin eseridir. Bizden dolayı ve bize sebeplerdir. Bahçemden dibine düşenleri topladım ben bu hafta mesela.
“Varlığın yeter” demişti. Belki de ondan, Yokluğuyla yetinemedi.
Ey büyük aşkımın, küçük kusuru. Olsun, olur o kadar. Her insan da o kadarcık kusur var. Sen ki benim seveceğim kadar büyüksün. Olsun o kadar, Yeter ki tek kusurun olsun. Tek o olsun yeter ki, Varsın o da küçümsemek olsun. ********** Büyük insanların küçük kusurları mı. Küçük insanların büyük kusurları mı. Yoksa bize yönelik kusurların…
“Kalbim sana ait” diyerek sarıldı adam. “Kalbim sana ait” diyerek sarıldı kadın. Değiştiler oracıkta kalplerini. O akşamdan sonra emanet kalpler taşıdı her ikisi. Birinin yaptığından, diğeri kırıldı. Diğerinin yaptığından, öbürü üzüldü. Emanet kalpler bundan çabucak kırıldı.
Eşim benden soğudu. – Nasıl anladın? Bu gün bana seni seviyorum demedi. – Ne kadardır birliktesiniz? Beş yıl. – Beş yılı bir eline al şimdi. Bu günü de öbür eline. Eeee şimdi ne yapayım? – Kapsini de al, çantana koy. – Evine git. – Eşinin karşısına çık. – Bu sefer de sen ona söyle –…
Birisinin, seni sevmesini istersin. Öyle alelade birisinden değil, birisinden istersin bunu. Özel birisinden, ondan. Tüm dünya bir yana, onun seveceği bir an diğer yanadır artık. İmkansız aşk olarak nitelendirdiğimiz bu aşk, olmazın özlemidir. Hasretin kendisidir. Ulaşılmaz olanın hayalidir. Karşılıksız aşklar, tek taraflı sevdalar, kavuşulmamış ayrılıklar, kaçırılan fırsatlar, yitip giden mutluluklar… İşte hepsi orada birikir.
Sensiz ben bir hiçim!.. diyen birisiyle birlikte olduğunuzda. Bunu çarpanlarına ayırırsınız. Siz ve bir hiç. Sonra bir hiçi taşımak zor gelir. Bir şey olsun istersiniz yanınızdakinin. Sonra… Sonra ne mi olur? Gider bir şey olan birisini bulursunuz.
Aşklar ve aşıklar, değerli varlığının tasdiki ve onayı anlamında oluverdi mi artık bir daha onsuz olamazsın. Kutsal aşklar, aşk insanları, aşka tapanlar… Kalpten gelen bir aşkın gerçek sahibi misiniz? Yoksa değerli olmak için ona muhtaç yaşayan kişi misiniz? Bütün mesele aslında budur. Sevmek ya da sevilmeye çaresiz açlık duymak… Bu derinde şudur. Şahitlere ihtiyaç duyan…
Ne zaman gelirsin? – Belki gelmem. Kapatsam kapıları? – Ya gelirsem. “Mahrumiyetim cezan, varlığım ödülündür.” bilincindeki bir kişi ile ilişkideyseniz vay halinize. Ya maymun olursunuz elinde ya da tükenip yok olursunuz. Başka bir seçenek bırakmaz geriye.
Hani ayı yavrusunu severken canını çıkartırmış ya. Bazı sevgiler öfkeyle karışık. Bazı sevgiler bencil ve sadece kendine isteyen. Bazıları çocukça, almaktan başka bir şeyi bilmeyen. Olduğu gibi olamayan sevgileri, olmasını istediğimiz gibisine şekillendiriyoruz ya. Bu ayıca bir şey…