İstemediğiniz Kişi Olmak
İstedikleri olamayanlar sonunda, istemedikleri olurlar. O yüzden istediğinizi yapın. İstemediklerinizi yaşamak zorunda kaldığınızda istemediğiniz kişi olduğunuz için boşuna ağlamayın.
İstedikleri olamayanlar sonunda, istemedikleri olurlar. O yüzden istediğinizi yapın. İstemediklerinizi yaşamak zorunda kaldığınızda istemediğiniz kişi olduğunuz için boşuna ağlamayın.
Derinden yaralı insanların tek aradığı şey, bir kez daha yaralanmamaktır. Özellikle yaraları açanlardan ya da bunlara en çok benzeyenlerden bunu yapmalarını isterler. Bu platonik bir aşktır. Celladına aşık olmaktır. Yaralandıklarını görmezden, acılarını bilmezden, yapanları suçlamazdan gelirler. Yaralı benlikleri güçsüzleşir, irade ve kimlikleri anlamsız kalır. Bağlılık olarak adlandırdıkları, sevgi veya yakınlık olarak tanımladıkları aslında büyük bir…
Ya olduğun gibi görün, Ya da olduğun gibi ol… Demişti galiba, bilen biri. Hem de bir zamanlar. Ciddiye alan kim?
Mevlana’nın 7 öğüdü. Bilirsiniz, bilirsiniz de hatırlamak da fayda var. 1- Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol, 2- Şefkat ve merhamette güneş gibi ol, 3- Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol, 4- Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol, 5- Tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol, 6- Hoşgörülükte deniz gibi ol, 7- Ya olduğun gibi…
Bulut olmak mutlu olmak sanmıştın bir zamanlar. Durmadan rüzgarla savrulmak ve ağlamakmış kaderi anlamıştın o zamanlar. Gitmeler çare olur sanmıştın bir zamanlar. Gidenler rüzgarda savrulur kaderde kavrulur ve yolculuk başladığı yerde son bulur, anlamıştın o zamanlar. Vazgeçen kurtulur sanmıştın bir zamanlar. Ne vazgeçen kurtulur ne vazgeçiren kurtulur anlamıştın o zamanlar. Bulut olsan ve olmasan, Vazgeçsen…
Güçlü olmak. Gücü kullanmak değil. Kullanmaya ihtiyaç duymayacak kadar kendinden eminliktir. Bağırıp çağırmamız, Öfke krizlerine kapılmamız, Şiddete başvurmamız, Baskı uygulamamız, Saldırgan davranmamız, … Bizim güçlü olduğumuzu değil, kontrolsüz olduğumuzu ve kendimize yeterince inanıp, kendimizi korumak konusunda korku yaşadığımızı gösterir. Sahibi olunan güç, eminlik güven gibi insanın en derinlerinden gelmelidir. Bu insanın içinde olan, olmak halinin…
Süregiden hayatın içerisinde ne kadar varız? Ertelediklerimiz, vazgeçtiklerimiz, umursamadıklarımız, Kaçındıklarımız … İçin neyin olması ya da hangi koşulların bir araya gelmesi gerekli. Kendimizi hayatımıza sıkışmış hissediyorsak, bunda mutlaka bir payımız vardır. Yaşadığımızı hissetmenin en iyi yolu yapmak/ onu yaşamaktır.
Basit insanlarız biz. iki göz, iki kulak, ve bir ağız. Sıradan insanlarız biz. iki kol, iki bacak, ve bir gövde. O yüzden ayrışmak ve özel olmak için bir sürü şey yapıyoruz belki de. Her şey özgün olmak, kimlik olmak, farklı olmak için yaptıklarımızla şekilleniyor. Dönün bakın ki; basit ve sıradan insanlarız biz.
Bir olması gereken, öyle olursa daha doğru olan var. Bir de, böyle oluşuna ihtiyaç duyulan. Doğru olanı yapmak lazım derken, unutmamak gerekir ki; – Önce kişinin duyduğu ihtiyacı anlamak, – Onu böylesine ihtiyaç duyduğu için kınanamamak, – İhtiyaç ve gerekçelerini anlaşılmasını sağlamak, – İhtiyaç duymayacağı kadar güçlü kılmak…. gerekir. Yerini doldurmadan, bir insanın elindekini almak……
Belki de geleceklerinde, geçmişlerini anlamlı bulabilmek için hayat hikayelerini oluşturur insanlar. Bir hikayesi olan yaşamış kabul edilir. Hiç düşündünüz mü ? Geleceğiniz de anlatmaya değecek bir hikayeye sahip misiniz ?