Hayallerin Kadar Yolun Var
Hayallerin kadar, gidilecek yolun var. Bildiklerin kadar varılacak yerin var. Oldukların sınırım, Yaptıkların yakıtın.
Hayallerin kadar, gidilecek yolun var. Bildiklerin kadar varılacak yerin var. Oldukların sınırım, Yaptıkların yakıtın.
Yine geldim yolun sonuna. Hep bu geri dönüşlerden nefret etmişim. Bu yüzden her seferinde yeni bir yol seçmişim. Yine geldim yolun sonuna. Ben yine aynı ben iken, Yol yine bildiğim yol iken, Yine geldim yolun sonuna. Kader benim kaderim. Ben hep aynı kaderi seçerim. Seçimlerim hep aynı iken, Yine geldim yolun sonuna.
Son bir gayret, az yolun kaldı. Sık azıcık dişini, son dönemeç. Ha gayret, hepsi bitecek. Derken anlamamışım nasıl bu kadar yol gittiğimi. Yani uzak yerler varılmaz gözükür. Ve hatta gözükmez. Bu da bizim kararlılığımızı zayıflatır. Başaramamaktaki en etkili şey, başaramamak korkusudur. Başarmaya yol ne kadar yakınsa, geri dönüş o kadar zor olur.
Yolun var dediğinde, “Nereye kadar yolum var?” diyemedim. Cevabını bildiğimden soramadım. Sormak anlamsız olduğundan soramadım. Layık olduğum yere gönderildiğim için belki de, sormaya gerek duyamadım.
Çiçeklerin arasında başlarsın yolculuğuna. Duyguların bahar,umutların bahar, güçün zirvede, heyecan dünyayı kaplamış. Yolunun üzerine taze çimenlerden halılar serilir ve tatlı bir esinti arkadaşlık eder. Nice gidersin bilinmez bir yerde toprak eğilmeye başlar. Sen eğilmezsin dik durursun. Yerçekimine dik, toprağa dik. Toprak ona diklenmene mi küser bilinmez, çimenleri atar üstünden. Çiçekleri atar. Belkide seni atmak ister,…