SABIRSIZ

Sabırsız insanların sabırsızlığına, sabır göstermek zorunda olan ben. Benim sabırsızlığıma, sabır gösterecek olan kim. Sabır bir bekleme hali olsa kolay. Sabrın aslı, gerçekte bekleyememe durumu olmasında zorluk yaşanmakta. Duramayanın, sığamayanın, kendisinden değil bir başkasından beklediği sabır olmakta. Sabrın nesnesi neyse ne, Sabrın öznesinde esas mesele. Sabredende mi işlemekte, sabredileni mi kapsamakta. Sabırda, sabırsızlık da kendi…

BİR BAŞKA ŞİDDET

Sabrım tükendi diyerek hızlı hızlı adımladığı odanın duvarlarının kıyısından geriye döndü. Büyük bir hışımla karşıki duvara doğru hızla adımlarını sıralayarak ilerledi. Sabrı kalmamıştı da ondan voltalamıştı tüm odayı. Halıdaki ayak izleri yol olmuş, yollundakiler duman olmuştu. Gergin adımlarının önüne kimseler durmamıştı da sabrının geri gelmesi ve geriliminin enerjisinin bitmesi beklenmişti. Huzursuzdu. Gergindi. Sinirliydi. Sabırsızdı. Hem…