Yürümek Zorundasın

Öyle günler olur ki yaşadığın. Güneş parlak hava sıcak mevsim yazdır. Ama Sen gölgede üşürsün. Bahtına bir bardak demli çay ikram eder, kaderinin gölgesinde güneşe varmak için yürürsün. Duran ve güneşin alnında yananlara bakar “ben neden yürümek zorundayım? “dersin kendine Cevap basittir. Sen yürümek zorundasındır. Isınmak için yürümektir senin kaderin.

PİŞMAN DEĞİLİM

Pişman değilim, dedi. O da diğerleri gibi. Son pişmanlığın fayda etmeyeceğinin bilincinde, pişman olmama seçeneğini seçti. Öncesini düşünemeyecek kadar yaralıydı. Olanlardan ve olanları yaşamış olmaktan ve de elinden bir şey gelmemiş olmaktan…. Hepsinden bu kadar yaralıyken, bir de pişmanlıklarla uğraşacak gücü yoktu ki. Bir perde çekmeliydi geçmişine ve onda arınmış devam etmeliydi geleceğine. Tek çıkar…