Sevdan

Sevdan Masal gibi olsun, Şarkı gibi söylensin, Şiir gibi aksın istersin ya. O sevda değildir… Masal, şarkı ve şiirdir. Sevda bundan fazlası, ilişki bunun eksiğidir. Kalbiyle bir olmaz insan. Bir tek kalbinde yaşamaz insan. Aklında, hayatında bedeninde bir de kusurlanmış kimliğinde yaşar. Azını verip çoğunu bekler böylece. O zaman sevdalar şiir olur, şarkı olur, masal…

Kendine Hapis

Herkesten ve herşeyden kurtarabilirsin insanları ama en zoru kendinden kurtarmaktır. ?Düşüncesinde hapis, ?İnancında habis, ?Duygusunda köle, ?Aklında sıkışmış, ?Ruhundan doğmamış insanları kendisinden kurtaramazsın. ?Bir anda takılıp kalmışları. ?Bir zamanda tıkanmışları. ?Birilerinin karanlığından çıkmayı başaramayanları kendisinden kurtaramazsın. İşte bu yüzden ezbere yaşamamalısın. Esnek, öğrenebilir, sorgulayabilir olmalısın. Büyümenin, gelişmenin, varolmanın ve var etmenin anahtarı budur. ?Dayatmacı eğitim…

Ne Zamandı?

Umudunu ilk ne zaman kaybetti artık onu da hatırlamıyordu. Nicesinden sonra o ilk çok geride kaldı. İlkleri unutmaz insan, derler. İlkler sonun başıysa ve sonu oldukça acıysa… İşte o zaman, Sadece unutmak ister. İlk neden vazgeçmişti? düşündü biraz. Artık bir önemi yoktu. O kadar çok şeyden vazgeçmişti ki. Hiç birinin bir önemi yoktu. İlk mücadelesinde…

Ezbere

Ezbere öğrenilmiş ömründe, Papağan cümlelerle konuştu. Kayıtlı bir bandın olabildiği doğrulukta ve tam tekrar etmenin eminliğinde. Birilerinin sesinden, Aklından ve ondan söylemesini bekleyebileceklerinden çıktı sesi. Akıl ağladı, fikir ağladı, mantık kafasını duvarlara vurdu. Vurdu durdu da… Papağan cümleler yine de kendini tekrarladı. Tutuldu akıl dedi biri. Öbürü tutulmadı, hepsi o kadardı diye ekledi.