Öfkenin Ateşinde

Elini savurduğu gibi, rüzgarından yıkıldı hizasındaki. Bakışlarıyla delip geçtiği delikten, duvardaki yanık izi görüldü. Dilini şaklatıp savurduğu kelimeler, kırbaç oldu da sırtında patladı. Elini bile sürmeden, tarifsiz acılar yaşattı ona. Pişman etti. Doğduğuna, sorduğuna, olduğuna, yaptığına ve yapmadığına. Pişman oldu. Başladı ondan af dilemeye. Yalvardı, yalvardı… Yalvarışları, alevin sıcağında bir kalıp tereyağı gibi eriyip toprağa…

YAŞANMAMIŞ

Parmaklarının arasından sızıp, dökülen her damla avuçlarından eksilen olur. İçmediğin her yudumun sızışını, azalışını izlersin. Tutmaya çalıştığını, ellerin tutamaz. Parmaklarının arasında kayıp giden yaşamına, öylece bakarsın. Her yaşanmamışlıkla, avuçlarımızdan kayıp gidenler yaşamın. Avuçların içerinde kalan yanma hissiyse pişmanlık olur.