Şahit misin?

Şahit misin? Çılgınlar gibi eğlenirken bir anda durdu. Telaşla ceplerini karıştırdı. – Nerede bu? – Almış olmam lazım. Biraz daha aradı, “ Ohh, buradaymış” Cebinden bir cihaz çıkarttı. “İzle ve şahit ol bana. Bak eğleniyorum. Çılgınlar gibi hem de.” Cihazdan ses geldi. “ Şahidim sana. Çok güzelsin, çok güzel eğleniyorsun. Seni görüyorum ve seni hayranlıkla…

ADAM, DEMİŞ

Adam demiş, Çocuk demiş, Ev demiş… Aş demiş, İş demiş, Gel benimle uğraş demiş… Bil demiş, Konuştuğun kim unutma, eş demiş. Say demiş, Güven demiş, Sev demiş de , bunları hep bil demiş. Eş olmak, eşli olmak, evli olmak bunlar yoksa peki ne?, demiş… Bir yastık uzatmış, Bir yastıkta uzanmış. Birlikte bir ömürce yol almış.…

ZOMBİ

Bin esir bin esaret Yarı kapalı , kapalı ve apaçık esaretlerine esirlerin kısıtlı yaşamlarının izini sürelim. Ayak izlerinden izlerini süremeyeceğimiz kesin. Onları yuvarlarında bulmak zorundayız. Dehlizlerine girip oradan gün ışığına çıkartmalıyız. Zincirlerini kıracak da değiliz. Gerisinde geriye bırakacağız ve oldukları durdukları yerlere gerisin geriye koyacağız hepsini. Dışarıda yaşayamaz onlar. Zincirsiz çıplak, duvarsızken korunmasız, özgürken de…