Hissettiğin Gibi

“Kendimi pestil gibi hissediyorum” diye bir söz vardı ben küçükken. Muhtemelen sözün sahibinin hissettiği ve yaşadığı ruh halini görüntüsüne de yansıtıyordu. Hani hissettiğimiz yaşta olmak bir süre kurtarıyor ya. İşte biz de kendimizi aynı mantıkla duygularımıza taşıtmaya çalışıyoruz. Kafanız karışmasın, burada duygusal yapımızın yaşantımız üzerindeki görünen etkilerine dikkat çekmek istedim. Duygularımız olumlu ya da olumsuz…

Bolluk Yağdı Gökten

Bolluk yağdı. Bereket yağdı. Şans yağdı. Kısmet yağdı. Gökten de, bir tek ona denk gelmedi zannetti. Kafama düşmedikten sonra istemem diyerek elinin tersiyle itti. Olanakları itti. Olması muhtemellerin uzağından geçti. Atması gereken adımlardan sakındı. Yapması gerekenlerin bir basamak öncesinden vazgeçti ve geri döndü. İnancı olmazdı. Beklentisi olmazdı. Yaşadığı olmaz oldu. Ver yansın etti sonra, “Olmaz…

Romantizm Öldü mü?

Romantizm öldü mü? İncelik, duygusallık ve centilmenlik Sanki bunların erdem kabul edildiği çok eskilerde kalmış gibi. İncelik ve zerafetten yoksunlaşmanın açılımı modern çağın zorunlulukları olarak tanımlanabilir. Zorunluluklar ve zorluklar her dönem oldu, tıpkı su an olduğu gibi. Cehalet ve acılar da öyle. Etkileşim ve nüfus büyük bir hızda ve bir başka hızın peşinde koşarken kendini…

Depresif

Gezinir, gezgin düşünceler. Ve dağılır zihinler… İster onlar, istediklerinde emin olmadan. İsterler ki; Olacak olan, olandan farklı olsun. Nasıl olursa olsun ve ne olursa olsun, ama mevcuttan farklı bir şeyler olsun. Dağılmış odakların, yolunda gitmeyen hayatları olur sonrasında. Yolunda gitmeyen hayatların içinde, kırgın güvenler yuvalanır. Kırgınlardır, hem de çok kırılmışlardır. Kadere, insanlara ve kendilerine. Artık…

AYNISININ TIPKISI

Aynısı… Olduğuna inanmak ister. Kalıp düşünmekten güven duyar. Kontrolünde olmayan koşul ve kişilerin, standart olduğunu kabul ederek yoluna devam eder. Bildiğimizden çok daha fazla olarak yaptığımız olan, en iyisini kendimizin bildiğine olan sarsılmaz inancımızla küçümseriz. Fazlasıyla Bilirken, araştırmak, Bilirken, sorgulamak, Bilirken, önemsemek, Bilirken, özerk ve yüksek standartlardakilerin varlığını kabul edebilmek …. İşte bunların hepsini kabul…

HAYATTAN KAÇARKEN

Tek tutunacağı çektiği acıları ve yaşadığı sorunlarıydı. Yıllarca onlarla savaşmış, mücadele etmiş ve çözüm aramıştı. Ne kadar şikayet etse de, tek bildiği sorunuyla yaşamak ve onun çözmeye çalışmak iken … Bir gün birisi ona sorunu acısını yok say ya da gerçekten bugün burada bitir dediğinde bir boşluğuna geldi ve bitirdi. Kabus başladı o an… Döndü…

ZOLAN GELİŞTİRİR İNSANI

Bazı zihinler, karşılarındaki kişilerle yaptıkları çalışmalarında onları başlangıcından alarak ve sıfırdan yapılandırmak istedikleri zihinlerle çalışmayı severler. Bu tür kişilerle çalışmayı seçen zihinler, sıfır bir arabayı kullanmak kadar temiz ve keyif verici kontrol duygusunu yaşamaktan hoşlanır. Hatalı öğrenilmişlerle uğraşılmadığı, arızalı kısımların olmadı, uyumsuz düşüncelerin neler olduğunun bulunmasının gerekmediği, boşlukların ve eksikliklerin farklı dolgularla doldurulması ve bağlantıları…