AYRILIK, AYRILDIK, AYRILMIŞLIK

Yürümeyen ilişkisindeki, terkedilişini hazmedememişti de… Uykuları bölünmüş, günleri zehirlenmişti. Mutsuzlaşan kalbine, ayrılığın acısı çöreklenmişti de… Kabullenememiş, anlamsız olsa da vaz geçmeyi bir türlü başaramamıştı. Uzaklaşmak için çabaladığı her gayreti, biraz daha hatırlar kılmıştı onu. Hasret duymuş, kalbinin acısını etinde hissetmişti. Öfkesinden delirdiğinde bile dönmeyeceğini bilindiğinden ya da kendi istese bile dönemeyeceğine emin olduğundan… , onun…