Aşkın Üç Hali
Üç hikayeden biridir tüm hikayeler. Sorarsan her birine “benim aşkım gerçek aşktı” der.
Üç hikayeden biridir tüm hikayeler. Sorarsan her birine “benim aşkım gerçek aşktı” der.
Duymadığın bir şarkının sesi belirsizce duyulur derinden. Üstelik de; Paldır küldür yaşarken. Duymadığını duymazsın. Duymazsın da, ritmin bir dramdır bazen. Aksiyondur kimisinde. Gerilimin ritmi, o da olamaz mı? Aşk şarkıları belki. Marşlar, çocuk şarkıları, türküler, ağıtlar, etik ya da etnik ritimler… İç ses desem değil. Hayal desem değil. Bu ne desem yeri değil. Bir ses…
Gül kırmızı, dikeni batmış el kırmızı. Kan kırmızı, sen kırmızı. Kalp kırmızı, aşk kırmızı. Ağlamaktan göz kırkımızı. Giydirmişler üstüne kırmızı, Demişler bu kız neden kırmızı? ?????? ( bir de kırmızı paylaşımı yapalım dedik) ??????? Kırmızı hayatımızda çok güçlü bir simge ve dahil olduğu her şeyin etkisini yoğunlaştırıp güçlendiriyor. Öfkeyi , aşkı, acıyı , şehveti, açlığı,…
Bir sen vardın. Ve sana karşı dünya. Ona ait olmadığın gibi o da seni kucaklamadı. Birlikte ve yalnız hissettirdi kendini. Bir sen vardın… Bir de senden uzakta kocaman bir dünya. Uyamadın, yakınlaşamadın, güvenemedin ve inanamadın. Dost yok, düşman yok. Bir sen vardın. Bir de oralarda bir yerde bir dünya olmalı, bakarmısınız onun yerine. ??????
Endişe, kaygı ve dayanılmaz gerilimin rendelediği sen. Tükenmeden bir an önce, rendelenip dört bir yana dağılmış parçalarını bir araya getirmek için acele edersin. Bir rendeye sürtünen sen. Bin parçaya bölünen sen. Bir de eski hale dönmeyi hayal edip duran, işte o da sen. Bizi tüketenlerin ve neden tükendiğimizin asıl nedenleri bulmadan. Rendelerimizden kurtulmadan endişe kaygı…
Kan ve gül Gül ve diken Sevgim ve sen Diyerek bizleri içine alan şarkıda olduğu gibi, ilişkilerin ikili yapısı tatlı ve acı yönleriyle farklı duyguları, aynı anda bize yaşatacağından bahsetmektedir. Hiç bir duygu yalın olmayacak ve zıddı olmadan yükselemeyecektir. İhtiras kelimesi bile tutkulu olduğu kadar acılı ve karmaşık bir zincirin halkalarını anlatacaktır. Çok olan her…
Kulağına fısıldadı… Sen haklısın, Bir tek sen önemlisin, Hak ediyorsun, Kimseyi dikkate alma, Boş ver, Çalışmadan da olur, Dürüstlük yalan, Ne üzüleceksin hak eti, Bir şeycik olmaz, Yalan ama masum, Adalet mi, geç bunları, Ciddiye alma, Yakalanma yeter, Sen menfaatine bak, Acıma kimseye, Kulağına fısıldadı şeytanları, Biz dostuz ve herkes düşman.
Derler ki bir doğru sen misin? Bir tek doğrusunu sen mi bilirsin? Haşa… Tam tersi, Ben yanlış olanı bilirim. Ben eksik olanı söylerim. Sen ise doğru olanı bulursun. O yüzden eksik olan ben. Bilen, her daim sen olursun.
Birilerinden duymak istediğimiz cevapları alabilmek için neler yaparız? Diretiriz, Açıklarız, İkna ederiz, Zorlarız, Tahrik ederiz, İnanmasını sağlarız, Bıktırırız, Kızdırırız, Yargılarız, Eleştiririz, İtham ederiz, Aşağılarız, … Öyle yapar böyle yapar eninde sonunda duymak istediğimizi o kişiye söyletiriz. Bahane bulmak, bulamazsan eğer bahane yaratmak eyleminin en geçerli tuzağına çekeriz insanları. Bir noktada direnci kırılan kişi duymak istediğimizi…
Ben demek, Biz demek. Biz demekse asla ben demek değil. Bizde, ben olmaz . Ben de her zaman, bir tek sen varsın.