Kocaman Sofrada

Onarılmayı bekleyen birisine, bilmeyi. Rahatlamamaya çalışan birisine, onarılmayı. Bilmek isteyen birisine, anlaşılmayı. Anlaşılmak istenen birisine, rahatlatmayı veremezsin. İnsanlara istedikleri ve talep ettikleri dışındaki hiçbir şeyi veremezsin aslında. Verirsin vermesine de, verdiklerinle mutlu edemezsin. Ispanak yemek istemeyip hambur bekleyen çocuklar gibidirler. İnat etmek işe yaramaz. Ispanağı yedirmeye çalışmak nafiledir. Doymasını, mutlu olmasını bekler. Sonra ihtiyacında tatmin…

Taşıyamadıklarım

Kağıttan bir uçak yaptım. Sonra çıkıp, balkondan boşluğa fırlattım. Uçarak uzaklaştı, izledim. Rüzgarın da yardımıyla uzun uzun, süzüldü. Kanatlarının gücü tükenen kadar, dayandı. Rüzgarsa onu taşıyabildiği kadar, taşıdı. Bir süre Bir mesafe Bir aralık Yüklediklerimi taşıyıp götürebilir diye, geçirdim içimden… Gözden kaybolabilir diye, umut ettim. Taşıyamadıklarımın hepsini, kağıttan bir uçak taşır zannettim. ***** Yazarak, Resmederek,…

RAHATLAMAYA İHTİYACIMIZ VAR

Rahatlamaya ihtiyacımız var. Yüklerimizden, sıkıntılarımızdan, kaygılarımızdan, biriktirdiğimiz yorgunluk ve negatiflerimizden kurtulmaya bazen her zamankinden çok ihtiyacımız var. Gün ve dün yorgunlukları ve birikimleriyle sırtımıza binmiş bizimle yol alırken. Gücümüzü yeniden toplamak için sakinleşmeye durulmaya ve dinginleşmeye duyduğumuz ihtiyaçtan bahsediyorum. Yorgunluk, uykusuzluk, gerginlik, kaslarımızdaki tutulmalar, tahammülsüzlük, kafa karışıklığı, hiçbir şeyden keyif alamama, bir şeylerin ters gittiği…