Göçmen Kuşlar

Göçmen kuşlar, Göçen kuşlar, Eninde sonunda, dolaşıp doğdukları yere dönen kuşlar. Ne göçler gördüm, köyünde bir kaç karışa gömülen. Ne göçler gördüm, bir gün nasıl döneceğini anlatan. Ne göçler gördüm, kalmayı başarısızlık gitmeyi zafer zanneden. Ne kaçışlar gördüm umuda. Ne de varışlar gördüm umuda. Vatansız topraksız kalışlar gördüm, acınası. Vatanı satışlar gördüm benden uzak olası.

Kuşları Sevmeyiz Bİz

Kuşları sevmeyiz biz. Uçarlar ve giderler. Bizse uçamayız. Bizse gidemeyiz. Bu yüzden uçan kuşları hiç mi hiç sevmeyiz. İple bağlayıp tutamayız onları. Bu yüzden kafeslere koyarız. Kimi yaşayamaz kafeste, sığmaz ya da bizim istediğimiz türden değildir. Vururuz o zaman kuşları biz. Vurur düşürür, pişirir onları yeriz biz. Olmadı mı yaşadıkları yerleri yakar yıkar kül eder…

MAKUS TALİH

Sanki herkesin, başından aşağıya papatya yaprakları yağıyor. Onunsa, üstünde kara bulutlar geziyor gibiydi. Herkesin üzerinde, melekler kanat çırparak saçlarını havalandırırken. Onun, omuzundaki zebaniler ateşe odun atıyordu da sıcaktan ve nemden saçları başına yapışıp kalıyordu. Kuşlar, herkese şarkılar söylüyordu… Ama ona şarkı söyleyenleri kargalar ve saksağanlar oluyordu. Herkese gülen hayat, ona kızgın yüzünü gösteriyordu da ona…