Kendisi İle Savaştı

Kirli düşünceleri ile kuşatılmış azıcık iyiliğini, kendi yüzüne yansıttı. İnsanlar onu bu maske ile tanırdı. Derin bir huzur, büyük bir barış, sonsuz gözüken anlayış. Onun zihninin içindeki savaşlardan, karanlık korkulardan hiç kimsenin haberi bile yoktu. Büyük karanlığın kuşattığı, iyilik. O büyük iyi gözükme mücadelesi. Ve sırf bu mücadelelerin hatırana, yapılabilecek kötülüğün önemsiz olması. İyilik için…

Saf İyilik

Saf iyilik, insan bedenini bağışıksız kılar. Kötülüğe, bağışıksız. Hayatta kalma dürtüsüne, bağışıksız. Saf kötülük ise, kendini kuyruğundan yemeye başlayan bir yılandır. Bu yüzden insan saf iyilik ve saf kötülüğü bir yana koyar ve her ikisinden de bir miktar elinde tutar. Mükemmel insanı ararsak. Mükemmel insan yoktur. İnsanın en mükemmel hali; dengeli oluşu ve bilinciyle, kendi…

İyi, Kötü

Dünyadaki insanlar iyiler ve kötüler olarak ayrılmaz. Bunlar mevcutların en kücük yüzdesidir. En büyük kısmını; Kötülük yapanlar, hem de iyi oldukları halde. İyilik yapanlar, hem de kötü oldukları halde. Bir de herşeye karşı, umursamaz insanlardan oluşturur. Aslına bakarsanız, gruplarla tanımlamak imkansızdır insanları. Güvende hissetmek ve sırtını dayamak istedikleriniz, genellikle sandığınız kişiler değildir. Aslında kendi başınasınızdır.

İnsanlar var, dedim

İyiler ve kötüler var hayatta dedi. Güldüm. İnsanlar var dedim. Onları diyorum dedi. Bazıları iyi bazıları kötü diye ekledi. Güldüm. İnsanlar var dedim. İyilerin de kötülükleri olur. Tıpkı kötülerin de iyilik yaptıkları olduğu gibi. Saf iyiler ve saf kötüler yoktur hayatta. İnsanlar vardır. Yaptıkları bazen birsine iyilik olurken, bir başkasına kötülük olur. Pek çok iyilik…

Bırakıp da

Yüzleşmeden geçip gittiklerimiz, Çekmekten kaçındığımız acılarımız, Yarım kalmış hesaplarımızın her biri için geriye döneceğiz. O zaman geldiğinde… Ne kadar ilerlediğimizin, geliştiğimizin, aştığımızın ve yükseldiğimizin bir anlamı kalmayacak. Tüm bunları bir kenarda bırakarak yol alınmayacağını. Bu hayatta atlamak diye bir şeyin olmadığını öğreneceğiz. Geride bırakmanın sadece ertelemek olduğunu göreceğiz. Tamamlanmamış her şey için ödenecek bedellerimiz olacak.…

Layık

Ruhu Yaptıkları ile… Yapamayacaklarına… Hak kazandığına inanacak kadar cahildi. Yaptıklarının karşılığını bekledi. Yaptıklarının karşılığını belirledi. Yaptıklarının karşılığında hakkı olmayanı istedi. Yaptıklarının hepsini, kendisi için yaptığında değil de. Mecburiyetlerini yerine getirmiş olmanın düşüncesinde yaptığından belki de, Kendini fazladan önemsedi. Böylece, Bin iyiliğe, bir kötülük Bin sevaba, bir günah Bin mutluluğa, bir acıyı Kendi mantığıyla, kendine hak…

Elimden Alma

Bir olması gereken, öyle olursa daha doğru olan var. Bir de, böyle oluşuna ihtiyaç duyulan. Doğru olanı yapmak lazım derken, unutmamak gerekir ki; – Önce kişinin duyduğu ihtiyacı anlamak, – Onu böylesine ihtiyaç duyduğu için kınanamamak, – İhtiyaç ve gerekçelerini anlaşılmasını sağlamak, – İhtiyaç duymayacağı kadar güçlü kılmak…. gerekir. Yerini doldurmadan, bir insanın elindekini almak……

İYİLİK VE KÖTÜLÜĞÜN SAVAŞI

Sonsuzluğun tam da ortasında iyi ve kötü, doğru ve yanlış, değerli ve değersiz kavramlarından çok daha fazlası vardır. Zamanın başından beri kavramlarla tanışan insan onlarla oynamayı sevmiş, tıpkı kelimelerle oynadığı gibi kavram ve değerlerle de oynamayı bir eğlence haline getirmiştir. Nasıl çocukluğumuzda birilerine isim takmayı sevmiş ve bununla eğlenmişsek bu günde yargılarımızla sınıflandırmayı tercih eder…