Kahramanlar

Kahramanlara ihtiyacımız var gibi gözüküyor. Çünkü, umuda ihtiyacımız var. Bunun bir nedeni var. Korkuyoruz. En büyük hayatta kalma refleksimiz korkmak. Bu korkmadığımız zamanların dışında yaptığımız şey. Düşmanlardan, insanlardan, işten, hayattan, gelecekten… Korkunun karşısında kazanmak için savaşmaya değil. Barışla, yaşayabilmeye ihyiyacımız var. Esas cesaret bu. Savaşmak, en çok korkanların işi. Çünkü düşmanlar korkunun eseri.

TÜKENDİ

Hayatı, yaptığı işi, iletişimlerini, görevlerini, sorumluluklarını -eksik ve baştan savma, -olduğu kadar, -göç yolda düzelir gibi yaklaşımlarla sahiplenenlerin tükettiği her şey için; diğerleri ve kendileri yalnızlaştı. Sözlerin yalan, işlerin yalan, insanların yalan olduğu… tek gerçeğin kendi yapabildiğinden ve elinden gelenden ibaret olduğundan başka çıkar yolu kalmayan herkes… Bunu kendisinden ve kendisinden tüketenlerden öğrendi. Kimse, kimseye…

HAYATTAN KAÇARKEN

Tek tutunacağı çektiği acıları ve yaşadığı sorunlarıydı. Yıllarca onlarla savaşmış, mücadele etmiş ve çözüm aramıştı. Ne kadar şikayet etse de, tek bildiği sorunuyla yaşamak ve onun çözmeye çalışmak iken … Bir gün birisi ona sorunu acısını yok say ya da gerçekten bugün burada bitir dediğinde bir boşluğuna geldi ve bitirdi. Kabus başladı o an… Döndü…