Bilginin de Soyu Tükenir

Denizler ve okyanuslarda yaşayan balıklar gibidir, bilgi. Bazılarının soyu tükenir. Yenileri keşfedilir. Ulaşmasını bilen herkese sunulur. Hayatta kalmamızı, beslenmemizi sağlar. Bazen ulaşmak, bazen tutmak, bazen de sindirmek riskli olabilir. Fazlasına ulaşmak ziyan, azalması kıtlık olur. Hep gözümüzün önündeki denizlerdedir. Ama deniz manzarasına her bakan, onun içinde yaşayan balıkları göremez.

Sisin İçinde

Sisin içinde her şey daha bir büyülü olur. Rüyada geziniyormuş efekti ile bir görünür, bir kaybolur nesneler. Sanki sisleri dağıtarak gelen bir atlı çıkıverecektir bulutların arasından. Bir başka yerden koşarak üzerine gelen bir kurt hayali canlanacaktır. Hiç biri olmayacaktır aslında. Ama hayal dünyasının puslu bir hava ile beden bulanı heyecana boğacaktır içini. Muhteşem bir keyiftir…

Berrak Düşünce ve Belirsizlikler

Zihinlerdeki berrak düşüncenin gerisinde, belirsizlikler yaşar. Belirsiz olanlar bilmediklerimiz değil de, görüş açımızın dışından kalanlar ve görmezden gelmeyi seçtiklerimizden oluşur. Bunların biriken varlığında… Bir zaman sonra, gözümüzün önündekiler bile daha zor farkedilir hale gelir. Bilincin gerisi, Bilinci bulanıklaştırır. Bilinenler, bilinmez olur… Üstesinden kolayca gelinebilecekler de gözümüzde büyür. Yaşamdan aldığımız zevk azalır. Günler, aylar ve hatta…

İYİLİK VE KÖTÜLÜĞÜN SAVAŞI

Sonsuzluğun tam da ortasında iyi ve kötü, doğru ve yanlış, değerli ve değersiz kavramlarından çok daha fazlası vardır. Zamanın başından beri kavramlarla tanışan insan onlarla oynamayı sevmiş, tıpkı kelimelerle oynadığı gibi kavram ve değerlerle de oynamayı bir eğlence haline getirmiştir. Nasıl çocukluğumuzda birilerine isim takmayı sevmiş ve bununla eğlenmişsek bu günde yargılarımızla sınıflandırmayı tercih eder…