Kendinin Olmayan

Kendinin olmayan çiçekleri sevmedi. Kendinin olmayan ağaçları sevmedi. kendinin olmayan hayvanları sevmedi. Kendinin olmayan çocukları sevmedi. Kendinin olmayan kadınları , adamları sevmedi. Sevmedi insanları. Sahip olamayacaklarının hepsinden birden nefret etti. Sahip olduklarına baktı… Çiçeklerine, hayvanlarına, çocuklarına, eşlerine, dostlarına. Onları ne kadar sevebilirdi. Sevmesini yarım yamalak bilen, üstelik duygusunda arızalı bir insan sahip olduklarını ne kadar…

Battığın Çamurda

Boğazına kadar battığı çamurlu bataklıkta güneşe doğru baktı. – Görüyor musun ne kadar parlak, ne kadar sıcak. – Şanslıyız be alabildiğine. Bunu da göremeyenler var. Dedikten biraz sonra bataklığın çamurunda gözden kayboldu. Başkalarına odaklı yaşamak yerine kendi koşullarımıza , içinde bulunduğumuz duruma ve ne yapmamız gerektiğine odaklanmak yerinde olur.

Kendinin Olmayan

Kendinin olmayan çiçekleri sevmedi. Kendinin olmayan ağaçları sevmedi. kendinin olmayan hayvanları sevmedi. Kendinin olmayan çocukları sevmedi. Kendinin olmayan kadınları , adamları sevmedi. Sevmedi insanları. Sahip olamayacaklarının hepsinden birden nefret etti. Sahip olduklarına baktı… Çiçeklerine, hayvanlarına, çocuklarına, eşlerine, dostlarına. Onları ne kadar sevebilirdi. Sevmesini yarım yamalak bilen, üstelik duygusunda arızalı bir insan sahip olduklarını ne kadar…

SEBEBİ VAR

Kırgın mıyız?, sebebi var. Kafamız mı?, karışık sebebi var. Mutsuz muyuz?, sebebi var. Hasta mıyız?, sebebi var…. Kaygımız mı var? , sebebi var. Başarılı mıyız, başarısız mıyız, öfkeli miyiz, sorun mu yaşıyoruz yoksa her şey iyimi gidiyor işte hepsinin birer sebebi var. Sebepsiz hiç bir şey yok işte. Bir şeye sebep olmak, sebep olunana sonuç…

MAKUS TALİH

Sanki herkesin, başından aşağıya papatya yaprakları yağıyor. Onunsa, üstünde kara bulutlar geziyor gibiydi. Herkesin üzerinde, melekler kanat çırparak saçlarını havalandırırken. Onun, omuzundaki zebaniler ateşe odun atıyordu da sıcaktan ve nemden saçları başına yapışıp kalıyordu. Kuşlar, herkese şarkılar söylüyordu… Ama ona şarkı söyleyenleri kargalar ve saksağanlar oluyordu. Herkese gülen hayat, ona kızgın yüzünü gösteriyordu da ona…