Bir Evim Olsun

Bir evim olsun, Işıkları yanan, Bacası tüten. İçinden gülüşmeler yükselsin, Çocuk sesleri yayılsın. Bir evim olsun, Koşarak gitmek istediğim. Bir evim olsun, Hep geri dönmek istediğim. ??????? Diyen, 130.000 çift bir yılda neden boşanıyor. Neden başlayan ilişkilerin büyük bir çoğunluğu kolaylıkla bitiyor. Mutsuzluk, huzursuzluk, kavgalar ve tartışmalar evlerden yayılan kahkaha seslerinin yerini nasıl oluyorda alıyor.…

AİDİYET

Sokaklar ıssızlaştığında bilirsiniz ki, sizin de ait olmanız gereken bir yer var. Aidiyet duygusu yalnızlığın tek ilacı. Ona sahip olmaksızın, kalabalık şehirlerin boş sokaklarında yalnız başınıza yürüyor hissi bir sakız yapışır ayakkabının altına. Aidiyet hissi olmadan, insanlar ve kalabalıklar boşluğu almaya yetmez. Garip bir hüzün ve derin bir yalnızlık kol kola girer ruhunun ıssız sokaklarında.…

YALNIZLIK VE ŞEHİR

İnsan sosyal bir varlıktır. Varlığına, şahitleri olmaksızın anlamsızlaşan çabası bir tek insanla değerlidir. Mahallelerden köylere, köylerden kasabalara, kabalardan şehirlere, şehirlerdense mega kentlere doğru ilerleyen büyük göçler ve ortaya çıkan büyük şehirler. Tüm bu hareketliliğinin içerinde kendi çelişkisini yaşar insan. Kalabalıklara doğru çekilirken kendi içinde birey olma, yalnız başına var olabilme ile ilgili bir niyet taşır.…

ADAM, DEMİŞ

Adam demiş, Çocuk demiş, Ev demiş… Aş demiş, İş demiş, Gel benimle uğraş demiş… Bil demiş, Konuştuğun kim unutma, eş demiş. Say demiş, Güven demiş, Sev demiş de , bunları hep bil demiş. Eş olmak, eşli olmak, evli olmak bunlar yoksa peki ne?, demiş… Bir yastık uzatmış, Bir yastıkta uzanmış. Birlikte bir ömürce yol almış.…