Ne Fayda

Bazı insanları fazla ciddiye almıyorum. Ama ne fayda, Onlar kendilerini fazla ciddiye alıyorlar. Görmeyerek yok edemeyeceğiniz şeyler var. Görmeseniz de var olmaya devam edecekler. Sadece, zamanla siz daha bir görmez olacaksınız Onlar sizin görmediğiniz duymadığınız ve tepki göstermediğiniz, bu sessizliği onanmak sanacak. Daha pervasız, daha hadsiz ve daha akıllanmaz olacaklar. Kurtulmak… görmeyerek değil, görerek olan…

Ciddiye Almak mı?

İnsanları ciddiye almaktan vazgeçtim. – Neden mi? Onlar, kendilerini ciddiye almıyorlar ki. Değer kavramındaki eksiklikler olduğunda, yapacağınız her şey yağlı kağıda tükenmez kalemle yazmaya çalışmaya benzer. Hani “sen müthişsin” dediğiniz kişinin bu cümle karşısında kendisiyle dalga geçildiğini hissetmesi gibi söylenen ile algılana birbirine yapışmaz

ACILARIMI MİSAFİR ETTİM

Pek çok acı, Kendimizi yeterince önemsemediğimizden. Kalanları ise, Hayatı ve yaptıklarımızı yeterince önemsemediğimizden ortaya çıkar. Kendi ellerimizle çağırdığımız, buyur ettiğimiz acılarımızı layıkıyla ağırlar oluruz. Hele bir de, bunu başkalarını yeterince önemsememe şekline çevirmiş isek… İşte o zaman da, başkalarına acı vermeye başladığımızı söyleyebiliriz. Yaşamak ciddi bir iştir. Hayat bizi ciddiye alır. Biz kendimizi ciddiye almıyorsak,…

ÖNEMSİZ

Önemsememek ya da yeterince önemsememek; Bir davranış biçimi mi, karakter özelliği mi yoksa düşünce biçimi midir?… Öğrenilmiş ise, düşünce. Yeterince pekiştirilmiş ise, karakter. Tecrübeyle desteklenmiş ise de davranış biçimidir. Onu çocukken anne ve babası önemsememiştir, ya onu ya da onun yaptıklarını. Kırılmıştır başlarda, kendini yalnız değersiz ve önemsiz hissetmiştir belki de. Sonra öğrenmiştir yaptıklarının önemsenmeyebileceğini…