Tamamen

“Tamamen” kelimesi kadar bir şeyi kapsayan, bir başka kelime bulmak istedim. Tamamen kelimesi olasılıkların tümünü boşluksuz olarak kapladı ve kuşattı. Hiçbir olasılığın olmadığı durumdan kurtaramadım diğerlerini. Tamamen, boyun eğdim. Oysa bir başka olasılığın umuduna ihtiyaç duyabilirdim bir gün. Tamamen çaresiz kalmak istememiştim ki. Sadece biraz daha fazla emin olmak istemiştim. Artık “tamamen”’in hükmü altına girdim.…

Elimden Alma

Bir olması gereken, öyle olursa daha doğru olan var. Bir de, böyle oluşuna ihtiyaç duyulan. Doğru olanı yapmak lazım derken, unutmamak gerekir ki; – Önce kişinin duyduğu ihtiyacı anlamak, – Onu böylesine ihtiyaç duyduğu için kınanamamak, – İhtiyaç ve gerekçelerini anlaşılmasını sağlamak, – İhtiyaç duymayacağı kadar güçlü kılmak…. gerekir. Yerini doldurmadan, bir insanın elindekini almak……

Kanmaz

– Söyle Bana Yalanda Olsa…. – Aslında kimse, kimseyi kandırmaz. Her insan kandırılmayacak kadar akıllı ve pek çok şeyin farkındadır. Aklı yetmese sezgileri bunu ona söyler zaten. Kandırılma olayı bir başka nedenle yaşanır. O neden de, kandırılmayı istemektir. Zafiyetlere tutunma, inanma ihtiyacı, yalanda olsa ihtiyaç duyduklarını karşılayacağı umudu. Çaresizce tutunulan yalanlar ve kandırmacalar yadsınamaz gerçeğimizdir.…

Çaresizce

Çaresi nedir diye düşündü. Yalnızlık mı, şişelerin dibinde mi, alıp başını gitmekte mi ? Çaresi nedir diye düşündü çaresizce. Çaresiz mi dedi kendine. Kendindeki çaresizliğe ne harman olabilirdi de çaresizlik çareye dönüşürdü? Bilemedi, Bilemediğinden çaresizdi zaten. Çaresizce çaresizliğe bıraktı kendini. Tuzlu deniz suyunun gözleri yakan çaresizliğine bıraktı kendini. Çaresizlik, bedenini yukarıya doğru taşıdı. Hafif ama…

Geçmez

Dediler ki, Günlerin bensiz geçmezmiş Söyleyin dedim, Saatler sanki yıllar gibi gelirmiş. ****** Uzak kalmak, zorunda kalmak. Bir nedenden mecburiyet olursa. Ayrılıklar özleme, Özlemler hasrete, Hasretler acıya dönüşür. Ayrılık bir yanda, Ayrılığa mecbur kalmak, diğer yanda. Yoksunluk ve mahrumiyetle birlikte baş etmek zorunda kalır insan. Her mecburiyet insana acı verir. Her yasak çekici olur. Her…

UMUT YİYİCİLER

Zombi filmlerindeki gibi, her yerden çıktığında kaçacak saklanacak yerin kalmaz. Tüm insanlığı sarmaya başlayan bu mikrop açlık, yoksulluk, bağnazlık ve şiddetle beslenir. Umutlardan koparttıkları parçalarla güçlenir hayatta kalır. Etrafını kuşattıkları her varlığın hayallerine korku bulaştırır ve güvensiz bir dünya yaratır. Tek çare silahlanmaktır. Tek umut, yok olmamak için yok etmektir. Umut yiyiciler başarmıştır. Son umutların…

AYRILIK

” Kim bir şeylerden ayrılmak zorunda kalmadı ki? ” Ne kadar da rahatsız edici bir cümle haline gelir, eğer birisi sizi teskin etmek için kullanıyorsa. Ayrılık da tıpkı bu cümlenin hazmedilemeyişi gibi, bir çırpıda kabul edilemez. Hangimiz isteyerek koptuğumuz bir şeye ayrılık der ki? Ayrılığın, ayrılık olabilmesi için istemsiz olması ve acı vermesi gerekir. Giderken…