Son Bulsun

Son olsun… Bu son olsun… Dertlerim bitsin. Kederlerim tükensin. Acılarım son bulsun. Bitsin, tükensin, yok olsun. Bu son, onların sonu olsun. Bir daha tekrar etmesin. Başıma bir kez daha aynısı gelmesin. Yaşanmasın, duyulmasın, uzak olsun. Son olsun… Bu son olsun… Bu son, sonsuz olsun… Bitmesin, bitmeden sürsün. Sonlandırdıklarım, bir daha asla tekrar etmesin.

Kıymık

Eline batan kıymıkmış gibi… Ruhuna acı veren yongayı arıyor. “Çek çıkart, bitsin bu eziyet” diyor. Yaşarken yontulmuş benliğindeki bir kıymıkta, içindeki derin boşluğu açıklamak istiyor. Yetersiz kalan çözümler, onların yanlışlığından değil. Eksikliğinden, atımların kısa düşüşünden, yeterince zaman harcanmayışından, denenmeyeninden, kolayını bekleyişten, tek yönlü bakışından, tamamlayıcılarından vazgeçişten, inanmayıştan, … Hepsinden öte doğru niyetlerle yola çıkamayıştan. İşte…