Yüksek Gerilim ve Belirsizlik

Yüksek gerilim ve belirsizlikle yaşamayı öğrenmiş insanlarız. Bu kazanıma da, diğer her kazanımızda olduğu gibi bir bedel ödemek zorundayız. Bu bedeli, kimi zaman stres ve gerilim gibi psikoloji ile. Kimi zaman acımasızlaşmak, rekabetçilik, mükemmeliyetçilik gibi kimlikle. Kimi zaman da sağlıkla veya mecbur kaldığımız yaşamlarla gündelik ödenmekteyiz. Gerilim ve belirsizlik için ödediğimiz bedeller hiçte az değil.…

ÇIRAK

Bize yapılmasından en çok rahatsız olduğumuz şeyleri, fark etmeden yapmaya başlarız. Alt bilinçte işleyen mantık basittir… “Bizi rahatsız edebilen, bizim üzerimizde etkili olup bizi savunmasız bırakan her eylem etkin bir yaklaşım olsa gerektir.” Bu bakış açısı bilinçli bir eylem değil, kendiliğinden bir kopyalama davranışıdır. Kendiliğinden öğrenme, maruz kalarak öğrenme, asimile olma, benzeme, örnek alma, aile…

İYİLİK VE KÖTÜLÜĞÜN SAVAŞI

Sonsuzluğun tam da ortasında iyi ve kötü, doğru ve yanlış, değerli ve değersiz kavramlarından çok daha fazlası vardır. Zamanın başından beri kavramlarla tanışan insan onlarla oynamayı sevmiş, tıpkı kelimelerle oynadığı gibi kavram ve değerlerle de oynamayı bir eğlence haline getirmiştir. Nasıl çocukluğumuzda birilerine isim takmayı sevmiş ve bununla eğlenmişsek bu günde yargılarımızla sınıflandırmayı tercih eder…