Yaşam Tekrarı

Çocukluğunda annesi ve babası görsün anlasın kabul etsin ve onaylasın istedi. Gençliğinde vazgeçti onlardan, arkadaşlarından bunu istedi. Yetişkin hayatında eşinden bekleyebileceğini düşündü, bulamadığını onda bulmayı diledi. Yaşlandığında da bunu çocuklarından alabileceğini sandı. Alamamak ve aradığını bulamakla ilgili bir sorunun sahibi isek bu açmaz tüm yaşamımıza, alamamak ve bulamamak düzleminde bir ip gibi dizilir. Sadece hayatımız…

Anlattı, Anlattı…

[fusion_text] Geldi, anlatmaya başladı. Anlattı… anlattı…. Söyleyecek çok şeyi vardı. Dinleyecek yeri ise hiç kalmamıştı. Anlattı…., anlattı…. ve gitti. Bir zaman sonra tekrar geldi. Anlattı anlattı…. söyleyecek çok şeyi vardı. Ve gitti. Tekrar geldi, tekrar… tekrar…. Gerçkten onu dinleyen ve içini boşaltabileceği dipsiz bir kuyuya ihtiyacı vardı sadece. Sessizce onu dinleyecek, ilgiyle onu dinleyecek… Yargılamayacak,…

O Kendini Yalnız Hisseder

Baharım seninle geldi, Yazım sen oldun. Zaman geçti, Sonbahar’ım, Bir bakmışsın artık dört mevsim, Artık ben yalnız senim. ******* Kendisi ile baş-başa olmak isteyenin, bir başkasıyla işi olmaz. Benliğini kaybederek diğeri için var olan ve hatta kendini unutup diğeri olan… Diğerini yalnız bırakandır. Onu seçenin, ona verdiği yalnızlığının temel nedeni bu yüzden o olacaktır. Sorarlar?..…

KUYULAR VE TAŞLAR

Öylesine bir dünyayı zorluyoruz ki ; Kuyulara atılmış taşları çıkartmaktan avuçlarımız kanıyor ve nasırlanıyor. Her şey taş ve çamura dolmuş kuyuların berrak içilecek sulara sahip olabilmesi. Suyu içecek olanda bir başkası kuyunun sahibi de bir başkası. Onları taşla çamurla dolduran onlarda başka, başkaları. Kuyuların içinden çok sular geçiyor, insanların aklından çok düşünce akıyor. Hiç dolmayacakmış…

RÜZGARLA SAVRULMUŞ

Başı belli değil, sonu belli değil. Bir çember etrafında dönenin, derdi belli değil. Bilmediğinden kaçıp da bilmediğine varmaya çalışanı, anlamak mümkün değil. Tek bildiğimizin böyle olmaması gerektiği ve bunun dışında bir veriye sahip olmadığımız durumlarda kendimizi dışarı atıp, oradan oraya savurmaya başlarız. Bu ve böylesi dönemlerin ismine, arayış deriz. Neyi aradığını bilmez, neden aramak zorunda…

FARKINDALIĞIN KATMANLARI

İnsan birden çok katmandan oluşuyor. Her bir düzlem aynı anda işleyen ve günümüze, bize katılanlarla işlerlik sahibi. Kendini bilmek ve tanımlamanın da birden fazla gerçekliği bundan dolayı mevcut. Aynı anda çok daha fazlasının sahibi kılan, alternatifleri bir anda geçerli ve de çoğul olarak önümüze koyan, birden fazla bizmiş gibi duran aslında bizim kendi sahibi olduğumuz…