Bolluk Yağdı Gökten

Bolluk yağdı. Bereket yağdı. Şans yağdı. Kısmet yağdı. Gökten de, bir tek ona denk gelmedi zannetti. Kafama düşmedikten sonra istemem diyerek elinin tersiyle itti. Olanakları itti. Olması muhtemellerin uzağından geçti. Atması gereken adımlardan sakındı. Yapması gerekenlerin bir basamak öncesinden vazgeçti ve geri döndü. İnancı olmazdı. Beklentisi olmazdı. Yaşadığı olmaz oldu. Ver yansın etti sonra, “Olmaz…

Yaşlılık

Yaşını almış sona yaklaşmışların nefesi esti üstümden, kurumuş derilerin kokusuna, küflü eşyaların nemi eklendi. Sona gelmiş düzlüklerin, bitmek bilmeyen- gitmek bilmeyen adımlarını atar gibi hissettim. Sızlayan her kasıma, ağrıyan birkaç kemiğin eklendiği adımları atmak için zorladım kendimi. Sona yaklaşmanın, sondan ölesiye korkmanın acısı değildi hissettiğim. Biriktirdiğim koca bir yaşamı bırakamamanın acısıydı yaşadığım. Doyamamak kadar zordu,…

Boş Sokaklar

“Boş boş dolaştım sokaklarda” cümlesindeki. Dolaşmak eylemini, boşa çıkartan amaçsızlık dikkat çekicidir. Amaçlı halinde yürüyüş, spor veya gezmek haline dönüşecek olan dolaşmak eylemi.0 kişi için, içi boşalmış adımlar haline dönüşmüştür. Yani… Ne yaptığımızdan çok, neden yaptığımız eylemlerimizin değerini belirlemiştir. Doğru şeyleri yapmış olmamız. Diğer bir yandan, doğru nedenlerle ve tanımlamış olmakla da bütünlenmelidir.

FARETMEDEN

Birkaç zaman içinde her şey açık bir şekilde serilir önüne. Alelade durur. Basit durur. Anlamsız durur. Çok fazla bildik tanıdık olur. Eee yani denecek kadar gereksiz hissedilir. Birkaç zaman öncesindeki haller o an unutulur. Bu jetonun düştüğüne, jetonun düşmemesi anıdır. Olmuş olanı fark edemiyor olmanın gerçekleştiği andır. Kendindeki kısacık aralıktaki farkın fark edilmediği zamansal aralıktır.…

ZOMBİ

Bin esir bin esaret Yarı kapalı , kapalı ve apaçık esaretlerine esirlerin kısıtlı yaşamlarının izini sürelim. Ayak izlerinden izlerini süremeyeceğimiz kesin. Onları yuvarlarında bulmak zorundayız. Dehlizlerine girip oradan gün ışığına çıkartmalıyız. Zincirlerini kıracak da değiliz. Gerisinde geriye bırakacağız ve oldukları durdukları yerlere gerisin geriye koyacağız hepsini. Dışarıda yaşayamaz onlar. Zincirsiz çıplak, duvarsızken korunmasız, özgürken de…