Kavuşamayız

İki dünya kavuşsa biz yine de kavuşamayız durumlarında. İmkansıza duyulan aşk vardır. Kavuşmak son iken, engellenmek savaştır. Hedef sahibi olmaktan ötedir bu durum, imkansıza kafa tutmaktır. Kendimizle savaşmak zorken, kaderimizle daha savaşmak kolaydır. Kaybettiğimizde bizden daha güçlü birine kaybetmiş olur. Kazandığımızda kendimizi büyük bir başarıya imza atmış kabul ederiz. O zaman imkansızla savaşmak gururlu bir…

Merkez

Pergelin merkezi var. Çemberin merkezi var. İnsanın merkezi var. Merkezinin etrafına bir dünya kurar. Tüm anlamı merkezine odaklı kılar. Kimisi, – Evini merkezler, – Çocuğunu, – Eşini, sevdiğini – Anne ya da babasını – Kardeşlerini – İşini – Çevresini – Şehrini – Hedefini Mesele şudur. Merkez hayatın anlamını belirler. İnsanın merkezi kendi benliği olmalıdır. Merkezden…

Mantık Zinciri

Bir zincir var. “Mantık zinciri” Her şeyi o zincire bağlıyoruz. O zincir bizi bütün halde tutuyor. Zincirin yanlış halkaları olabilir. Bir başka düşünce zinciri, bambaşka bir dizlimi barındırıyor olabilir. Sabit, bir zincire bağlı olmaksızın durumlar için yeni baştan defaten yenileri oluşturuluyor olabilir. Pek çok seçeneğin varlığına karşın, insanlar sabit bir ya da birkaç zincire deli…

Utandırılmak

Utancın, utanılacaktan değil belki. Utandırmaktan. Senden utandıklarını düşündüklerinden ve onlardan devraldığın mirasından. Bir türlü emin olamadığın kendinlesin. Şüphelerin de mirasının bir parçası. Yetmeyen onaylanma arzunla birlikte yaşamakta. Köşeye atılmış değersiz eşyalarla bir aradasın. Bencillerin, sevgi dilencilerinin mahallesi burası. Grafitiler var duvarlarda, susmuşların dilinden konuşan. İsyanlar var sokakta sevilmemiş çocukların bir araya gelmişinden. Ve tüm masumiyetinle…

Küçük Bir Suçluluk

Küçücük bir suçluluk, gözden kaçacak kadar. Tüh, denilemeyecek kadar kenarda. Önemsenmeyecek kadar detayda. Kötü bir şey yapmak değil belki, küçük bir şeyi yapmamak kadar basit. Görmemek, duymamak kadar sıradan. Problem olmayacak kadar olağan. Küçücük bir suçluluk… Küçük vicdanlar büyük hesaplardan uzak. Eleklerden geçecek kadar ince. Gözle görülmeyecek kadar saydam. Ucunda kanca takılı misina ipi gibi…

İçin Dışın Bir Olsun

İçinizle dışınız bir olsun, diyorlar bize . Bazen içimiz kan ağlarken gülümseye çalışıyoruz. Tüm yorgunluğumuza rağmen enerjik, Tüm öfkemize rağmen sakin, Tümden iğrendiğimiz birine nötr, Adamdan sayılmayacak birine adammış gibi davranıyoruz. Şimdi yanlış mı yapıyoruz biz? ::::😁)))) Bu konu sanırım anlık durumlardan ziyade olduklarımız, yani tüm ömrümüzü verdiklerimizle bunların sonuçları arasındaki bir gerçeklik farkı durumu…