BİLİNÇALTI NASIL ÇALIŞIR ?

BİLİNÇALTI NASIL ÇALIŞIR ?

Bilinçaltı beynimizin ana işlemcisi ve işletim sistemi yazılımının bulunduğu yerdir. Evet hayır doğru yanlış gibi 1 ve 0′ lar dan oluşan dizilim benzeri bir yapı ile çalışır. Bilinçaltı rasyonel ve nettir ara renkler gri tonlar onun alanında değildir. Kesinlik ve netlik taşır. Alt beyin ile ilintili bilinçaltı otonom bir çalışma sergiler . Üst beyin fonksiyonları olan duygusal ve entellektüel beyin fonksiyonlarından bağımsız olarak kendi yazılım ve programının gereklerini koşulsuz yerine getirir.
Burada öylesine büyük bir mekanizmadan bahsediyoruz ki bunu algılayabilmek sınırları zorlar. Beyindeki her bir hücrede ( nöronda) DNA mevcuttur ve DNA yaratılıştan itibaren atalarımızın yatılışın evrenin bilgisinin tümüne sahiptir. Öğrenme bu nöronların nasıl dizildiğine ve birbirleri ile oluşturduğu bağlantı sistemlerine göre oluşur. Bu suna benzer Türkçede bildiğiniz 5.000 kelimeyi her bir farklı cümle içinde kullandığınızda farklı bir şey çıkar.
“eşek olma baban gibi,oku” , “oku baban gibi , eşek olma”
bir kelimeye( nörona ) birden fazla bağlantı kablosu mevcuttur. Bu da su demektir ki tek kelime bir den çok anlama gelebilir cümlede nasıl kullandığınıza bağlı olarak anlamı tamamen değişir.
” gül gibi eşin var” “dikensiz gül olmaz”
Öğrenmenin büyük bir bölümünün bebeklik , çocukluk, ergenlik ve genlik dönemlerinde olduğunu biliyoruz. Milyarlarca bağlantı , milyarlarca dizilim beynimizde oluşuyor. “Yanan sobaya dokunursak yanarız” , “buz soğuktur”…. ve bilgiler bağlanıyor “sobanın içerisinde yanan odunda sıcaktır”, “kutuplarda soğuktur”…… bilgiler yargılar çıkarımlar…… ve bir bakmışız bugunkü biz, doğru öğrendiğimiz yanlış öğrendiğimiz ,doğru algıladığımızla yanlış algıladıklarımızla.
Her ne algılamış ve yaşamışsak bunu kalıplayıp bağlantılarını kurduğumuz ve algıladığımız şekilde depoladığımız sayısız bilgi kalıp ve yaklaşımla buradayız.

BİLİNÇALTINDA SORUN NASIL OLUŞUR ?
Bilinçaltı en yoğun olarak bilinçli beyin fonksiyonlarımızın oluşmadığı bebeklik çocukluk yıllarında şekillenir. Üst beyin mantıksal algı , mukayeseli düşünme kabiliyeti soyut düşünce yeteneği duygusal zeka fonksiyonları yaşla birlikte olgunlaşmaya başlayan bilinç üstü faaliyetlerdir. Öğrenmede algıda strateji ve kalıplar oluşturmada üst beyinin fonksiyonu ; değerlendirme ve ayıklama yaparak gelen verileri geçici bellekte tuttuğu zaman zarfında bu fonksiyonlarını kullanarak verileri ve uyaranları değerlendirip alt beyine gitmesine izin verdiklerini yollar. Ama bunun sağlıklı olabilmesi için üst beyin fonksiyonlarının gelişimi şarttır.
Bu tam olarak şu demektir. Bir bebeğin bilinçaltını bilgi denetimsiz geçer. Bir çocuğunkine daha denetimli , bir yetişkininkine daha fazla denetimli. Bu nedenle bilinçaltı öğrenmenin çok büyük bir kısmı erken yaş dönemlerinde oluşur. Buda şu demektir bir bebeğe siyah rengin beyaz olduğunu öğretirseniz onun için gerçeklik beyazdır. Güvenmeyi öğretirseniz güvenecek , sevmeyi öğretirseniz sevmeyi bilecektir. Ya sevgiyi öğretemez iseniz ne olur ? yada sevmenin ne olduğunu yanlış öğretirseniz ? yada hiç bir şey öğretmezseniz ? mesele budur birazda…
İşte bu durumda bilincin gelişmesini akıl ve mantığın eğitilmesini beklemek durumundadır çocuk. Yaratılış ve evrensel kurallar gereği hayat bu kişiye sevgiyle sevmekle ilgili sorunlar yaşatmaya bir şeylerin yanlış olduğunun mesajını vermeye devam eder. Kişi aklı zekası eğitimi entellektüel düşünme kabiliyetleri ölçüsünde yaşadığı sıkıntılar karşısında yanlış giden bir durum olduğunun farkına varabilir. Bu durumda üst beyin fonksiyonları bilinçaltı hatalı öğrenimlerin düzenlenmesinde birinci sıraya yerleşir . Kişi kendi yaşamı için üst beyinin de yardımıyla eski hatalı , olmayan, yanlış olan dizilimleri yeniden düzenlemek ve bağlantıları yeniden oluşturmak zorundadır.
Bu kısımda hatalı öğrenilen bilgiyi düzenlemek , hatalı bir davranış kalıbını düzenlemek nispeten kolaydır. Zor olan duygularla ilgili eksik ve yanlışları düzenlemektir. Davranış ve düşüncede akıl ve mantığın üst beyinde gelişmiş olması nedeniyle yapılan analizlerin ön görülebilen ve kanıtlanabilen rasyolarla desteklenerek akılcı gözle kesinleştirilen ve keskinleştirilebilen bilgileri alt beyinde eski hatalı veya eksik kısımlarını düzenleyebilmek için güçlü araçlara sahibizdir.
Duygusal zeka, ruhsal zeka gelişimi ise ne okullarda ne kitaplarda nede başka bir eğitim sistemi aracılığı ile bizlere yeterli miktarda gelişme imkanı tanımaz. Üstelik bilinçaltında duygusal ögeler eksik hatalı olmasından öte bunlarındaki yetersizlikler nedeniyle yaşam bizlere üst üste acı ve travmalar yaratarak içinden çıkılmaz hale getirir yaşamımızı. Birde bakmışız ki çözemediğimiz çözmek için yeterli gücümüz ve araçlarımız olmayan her duyguyu her acıyı her ikilemi bir kutuya koymuş bilinçaltımızda depolamaya başlamışız. Hop… bir acı daha aynı kutuya , hooopp bir baş edemediğiniz bir duygu hemenn kutusuna …. kaldır depoya….
Ta ki deponuz pisliklerle dolana yer kalmayana ve kokusu tüm yaşamınıza yayılana kadar yada aralıksız karşınıza çıkmasında bıkana ve bunu değiştirmek gerektiğine ilişkin bir fikrin cesaretle birleşmesine kadar durum böyle devam edecektir.

BİLİNÇALTI ÇALIŞMALARINDAN BAZILARI ŞÖYLEDİR

Meditasyon,
Nefes Teknikleri,
Olumlamalar,
Eft,
Nlp,
Hipnoz,
imajinatif Görüntüleme Teknikleri,
Dini ritüeller ve trans çalışmaları,
Rüya çalışmaları,
……
Bu listeye almadığım pek çok çalışma daha mevcut. Buradaki ve listeye dahil edilmeyen pek çok çalışma için insanların bu nasıl bilinçaltı çalışması olur diyebilir. Bazı çalışmalar direk bilinçaltı üzerinde çalışırken bazıları dolaylı olarak bilinçaltında etki gösteren uygulamalar içerir.

Direk uygulamalar olarak EFT , Hipnozun bazı çeşitleri,Olumlamaları verebiliriz.Bu uygulamalar belirli bir trans düzeyi oluşturur, belirli bir hedefe yönelir, belirli bir beklentiye sahiptir, İnancın keskinliği sorunun yalınlığı sayesinde bir davranış ve düşünceyi direk etkilemeyi hedefler. Hızlı etkili lokal derinliği olmayan komplike ve girift özellikler göstermeyen sorunlarda yetersiz kalırken , lokal sorunlarda net sonuçlar oluşturan çalışmalardır.
Rüyalara bakalım örneğin , rüyalarla çalışmak nasıl bir kontrollü bilinçaltı çalışması olabilir derseniz. Her şeyin bir tekniği vardır demek durumundayım. Bildiğiniz gibi 3 tür rüya vardır. Mesaj rüyaları, psikolojik rüyalar, etki rüyaları. Rüyalar kesinlikle kontrolsüz yaratılıştan gelen yeteneklerimizin başında gelir.
Görülmüş olan rüyaların analizi yapılırken; psikolojik rüyalarla ilgili bilinçaltı psikolojik sembolleri bilmek gerekir bu aslen tecrübeyle genişleyen psikoloji bilgisi ile de bağlantıları kurulabilen bir analiz çalışmasıdır. Kültürel simgeler kişiye has simgeler, cinsiyete özel simgeler nedeniyle her kişi için birbirinden farklı bir bakış gerektirir. Mesaj rüyaları ile çalışırken çalışılan kişinin hikayesini bilmek yolculuğunda gözlemci olarak zaman geçirmek ve açık sezgilerle bakabilmek gerekir.Etki rüyalarının ayrımını yapabilmek içinse diğer iki rüya tipine hakim rüya yorumlaması yapılan kişinin hayatının seyri ile ilgili gözlemci olmak yeterli olacaktır.
Bir bilinçaltı tekniği olara kullanılabilmenin yolu ise yönlendirilmiş odaktan geçer. Rüyaların istenilen amaçları gerçekleştirmemize yardımını almak için şakra sistemini belirli bir açıklığa ve dengeye kavuşturmamız önemlidir. Devamında kişinin gerçekten hayatında çözmesi gereken psikolojik duygusal sıkıntılara ulaşmak ve odağı bu konulara çekmek gerekir. Kişi çalışmalar esnasında gerçek soruna yaklaştığını ve bununla uğraşması gerektiğini görerek konu üzerine odaklandığında rüyaların desteğini ve rehberliğini almaya başlayacaktır. Her önemli rüya ele alınmalı değerlendirilmeli ve üzerinde hassasiyetle durulmalıdır.

Bazılarının kedine has nitelikleri vardır ve tamamen kontrolsüz ve spontan sanılır .örneğin ,Bir ateşin başında yapılan dans ayini bir çeşit trans özelliği yaratma potansiyelini taşır. Bilinç ile bilinçaltındaki duvarı gecen kişi yetişkin zihni ile kontrol altında tutulan ve sınırları belirli dünyanın dışına ulaşmayı başarır. Ulaştığı bu noktada kontrolsüz serbesti içerisinde gerçek potansiyeline ulaşabileceği gibi yüksek enerji boşalımı ve deşarjını da yaşayabilir. Bu tam kontrolsüz bir salınım transı da değildir şöyle ki daha önce bu ayin deneyiminde bulunmuş liderler ve öncülerden ne beklemesi gerektiği ve neler yaşabileceğini dinlemiştir. Ayinde transa girme öncesinde bu çalışmadan belirli beklentiler yüklenmiştir. Yani niyeti ve tahminleri vardır. Daha önce deneyimlerin ise tecrübeleri. Yani sanıldığının aksine tam kontrolsüz bir deneyim değil kısmen kontrollü bir çalışma yapıyordur aslında.Eğiticiler ayin liderleri dini yada öğreti büyükleri aslında önden mayalama yapmış ve yol haritası vermiştir.

Direk olmayan hipnoz teknikleri, nefes teknikleri meditasyon çalışmaları imajinatif Görüntüleme Teknikleri gibi çok sayıda teknik ki bunların sayısı direk tekniklere nazaran çok daha fazla derinlik ve detay olarak da mutlak suretle ciddi şekilde bilgi ve tecrübe ve eğitim sahibi olunması gereken tekniklerdir. Bu teknikler 15 gün kursa gittim ben bunun uzmanıyım tarzı tekniklerinden ciddi biçimde ayrılan hassas çalışmalardır. Her birisinin içerinde pek çok sayıda yöntem uygulama ve çalışma yelpazesi vardır. Örneğin şu sıralar ismini çok duyduğum, ısrarla karşıma çıkan regresyon terapisine gittim söylemi. Bu konuda meraklı okuyucularımı uyarmak ihtiyacı içerisindeyim Regresyon hipnoz altında uygulanan çalışmalardan sadece bir tanesidir. Regresyon çalışması öncesi , çalışma içerisinde ve çalışmanın devamında yapılması gerekenlerin uygulayıcı tam olarak bilmeli ve yarım yamalak bilgi ile bu tarz çalışmaları yapmamalıdır. Bu tarz meselesi olmanın ötesinde uygulanan yöntemlerin psikolojik süreç bilinçaltı temizliği denildiğinde bunu uygulamasının yeterli olacağı inancını doğurur. Bu tarz çalışmalara tek çalışmalık oldu bitti temizlendi halloldu tarzında sonuç vermez kontrollü devamlılık analiz ve derinlik eklemek şarttır. Yani bir kez regresyon yaşamanız o esnadan bir sorununuzla yaşamınızdan bir dönemle bir kişiyle bir duyguyla yüzleşmiş olmanız bilinçaltınızın temizlendiğini o sorunu aştığınızı ve bunun sıkıntılarından kurtulduğunuz anlamına gelmez. Geldiğiniz bu noktada yapılan direk uygulama ve müdahaleler direk ana sorunu temizleyeceği ve yan etkileri dahil tüm alanı geri dönüşsüz temizleyeceği inancına kapılmak kolaya kaçmak ve hazırcılık olur. İşi Şansa bırakıp inşallah tutar dememek için regresyona ulaşmak , direk telkin yöntemi, yer değiştirmek tekniği gibi teknik altı teknikleri kullanmaktan öte biraz daha derin analitik çalışma yapmaktan kaçınmamak önemlidir. Aksi taktirde kişi tamda ana sorunun göbeğinde yalnız başına kalmış olacaktır.

BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ VE DÜZENLEMESİ NEDİR?, NASIL OLUR?

Bilinç bilinçaltı… akıl …. insan muhteşem benzersiz bir mekanizma . İnanılmaz kırılgan , inanılmaz da güçlü kendini yenileyebilir onarabilir değiştirebilir. Yani anlatmak istediğim bilinçaltı temizlenmesi gereken kirliliği öğrenmiş , kaydetmiş bir mekanizma ya da sistem olduğudur. Buda şu demektir; değiştirilebilir , düzenlenebilir, temizlenebilir yeniden doğrusu öğrenilebilir. Hatalı öğrenmelerimiz yargılarımız kalıplarımız otonom davranışlarımız, savunma sistem ve kalıplarımız, düşünce biçimlerimiz, her birinde geçersiz olan kaldırılarak geçerli olan yerine konulabilir. Tek sorun bunun herkesin kolaylıkla yapabileceği kadar basit olmayışıdır. Zorluğu bunu yapabilecek bilgiye ulaşamamaktan dolayı değil , bu değişimin sağlanabilmesinin yolu hem öğretmenin hem de öğrencinin gerçekten güçlü bir enerjiyle sabırla emekle bu konu üzerinde çalışılması gerekliliğinden kaynaklanır. Bu emeği vermek yüksek efor ve performans harcamak insanları dinlemek anlamaya ve çözmeye çalışmak gerçekten çok yorucu bir iştir. Çoğu kişi bunu yapmak yerine belirli bir tekniğe sığınmayı tercih eder. Teknik tabi ki kullanılacaktır. Sorun sudur her gün televizyonda çıkan en az bir uzman vardır ki şu cümleyi kurmasın 1 çalışmada su sorunu çözen insanlar oldu . 3 çalışmada biter. Bende diyorum ki . İstisnai olarak bu olabilir ancak ;
Bir düşünce tüm doğruların, gerçeklerin üzerini örtecek kadar büyük bir yalan battaniyesine dönüşebilir ve herkes bu yalana inanmanın en iyisi olacağına karar verebilir.
Olay şudur ;
Bilinç gibi düşünce gibi bilinçaltı da eğitilebilir. Eğitim belirli bir sistematik belirli öğrenme teknikleri ister. Yalnız olanı değiştirmek hatalı öğrenileni düzeltmek emek ve zaman ister ama yeterli zaman yeterli emek ve doğru çalışma ile desteklenirse sonuç olumlu olur. Bilinçaltını eğitmekle beraber esas önemli olan bilinç ve bilinçaltının birlikte dengeli hale getirmektir. Düşünce , bilgi ve soyut olaylarda iş nispeten daha kolaydır. Ancak duygular duygu düzenleme , duysal blokajlar , büyük travmalar işin içine girdiğinde daha kapsamlı çalışmaların sürece katılması zorunluluk haline gelecektir.

BİLİNÇALTI DENEN YER NEDEN VAR ?

Bilinçaltı bedenimizdeki her organımız her sistemimiz kadar önemli görevlere sahip olmazsa olmaz bir mekanizma. Nasıl akciğerlerimizin iyi çalışmasına ihtiyacımız varsa bilinçaltının görevleri de bizim hayatta kalmamız ve hayatımıza devam edebilmemiz için önemli .Yaratılıştan gelen temel görevlerinin yanı sıra yeni görevler alma kapasitesine sahip bilinçaltı tıpkı akciğerimize aldıklarımızın sağlığımıza yaptığı etki gibi bizim yaşam ve yaşam kalitemizi etkiler . Temiz bol oksijenli hava ile doldurursak bizi canlı sağlıklı güçlü tutan akciğer sigara dumanıyla kirletildiğin de hayatımızın kalanını eziyete çevirir. Bilinçaltı da bizlerce kirletilmediğinde yaşamımızı sürdürmemizde aynı şekilde gerekli ve doğal olarak işleyip gider.
Temel yaşam fonksiyonlarının bilgisine sahip bilinçaltı ilkel ihtiyaçlar olarak bilinen insan ırkının hayatta kalabilmesini sağlayan temel yaşam dürtülerimize sahiptir. Hayatta kalma, korunma, neslin devamı,beslenme… Üst beyin tarafından oluşturulan otomatik pilot vazifesi görecek yazılım ( davranış duygu düşünce modelleri) ‘ları uygulamak. Bilincin üzerinde çalışıp ana hatlarıyla değerlendirip tamamladığı işleri otomatik uygulayıcısı olarak üst beyinin iş yükünü azaltmak. Görsel işitsel dokunsal duygusal .. tüm verileri depolamak bu ve bunun gibi çok büyük ebatlı bilgi kütlelerini işlemek . Bu noktada bir parantez açıyorum. Scret , istemenin gücü kavramlarında bilinçaltına büyük görev düşer . Şöyle ki gerçekten istediğiniz bir idealiniz isteğiniz var ise gücünüz yetmese de imkanınız olmasa da ulaşılmazda olsa siz yeterince doğru ve olması gerektiği gibi derinden içten isterseniz bilinçaltınıza bir görev yollamış olursunuz. Bilinçaltınız bir görev açar ve onu olur kılabilecek tüm verileri toplar ve siz farkında bile olmadan görevini gerçekleştirmek için olmazları olur kılmaya , doğru seçimleri yapmaya çalışsan devasal bir organizasyonu kurmaya başlar. Sonuç ve başarı ne kadar istediğinize, ne kadar süredir istediğinize, ne kadar olabilir oluşuna, diğer yazılımlarınızla ne kadar uyumlu olduğuna, evrensel ve yaratılış kanunlarına ne derece uyumlu olduğuna göre değişken oranlarda gerçekleşecektir.
Bilinçaltı depolama görevi görür aynı zamanda duygu , hatıra , olay , bilgi, görsel imaj işitsel imaj…. sonsuz bilginin kullanılacağı güne kadar depolanıp tasnif edilmesi , temizlenmesi ayıklanması işlenmesi ile ilgili biz uyurken bile durmaksızın işleyen büyük bir mekanizmadır. Hatta uykumuzda gördüğümüz rüyalar bu mekanizmanın aldığımız topladığımız duygu veri ve düşüncelerimizin temizlenmesi , çatışmaların gerginlik ve çözülmesi gereken durumların çarelerin arandığı faaliyetlerin sonucu olarak görüldüğü de bir gerçektir. Rüya görmek bir bilinçaltı fonksiyonu olduğunu söylüyorum. Yapılan araştırmalar rüya görmesine izin verilemeyen insanların psikolojilerinin dağıldığını ve yaşamlarını sağlıklı sürdürme şanslarının olmadığı kesin olarak göstermiştir. Bu durumda bilinçaltının çalışmalarını düzgün olarak sürdürebiliyor oluşu kesinlikle şarttır.

Aktüel olarak ihtiyacımız olmayan sonsuz veri toplarım gördüğümüz öğrendiğimiz okuduğumuz duyduğumuz dokunduğumuz kokladığımız, hissettiğimiz ve bunların sonucun oluşan her bir veri depolanır. Tasniflenir bir gün günlük yaşam ve faaliyetimiz de hatırlanması gerektiğinde kullanılması gerektiğinde doğru kodlanmış önem seviyesine göre daha ön planda tutulmuş bağlantılarla desteklenmiş veriler bilinçaltını yaptığı bir dizi çalışma ile aktif beyni hızla taşınır. Önem sıralaması tasnif esnasında üst beyin ve bilinçaltı birlikte bu organizasyonu gerçekleştirirken geri çağırma esansında ilk düzenlemedeki ölçütlere göre bilinçaltı bilgi paketlerinin bulunup getirilmesinden sorumlu olur.
Bu konuda daha sayfalar dolusu bilgi aktarmak gerekli ancak sanırım şimdilik bu kadarı yerli olacaktır.

BİLİNÇALTINI TEMİZLEMEK BİZE NE KAZANDIRIR ?

– Zihnimiz berraklaşır, düşüncelerimiz netleşir.
– Gözümüzün önünde olup bu güne değin göremediğimiz pek çok şey ,durum kişi fikir ve olasılık görünür ve olabilirler olur hale gelir.
– Hatalı yanlış ve eksik öğrenimlerimiz düzeltme ve düzenleme imkanına kavuşuruz.
– Birikmiş yükler, ertelenmiş çözümler, verilememiş kararlar, eksik bırakılmış hayaller için bir fırsat doğar.
– Pek çok psikolojik ve fizyolojik sorun bilinçaltındaki kirliliğin kokusudur.
– İş ,evlilik,aile,arkadaşlar ve diğer temas ettiğimiz insanlarla olan ilişkileriniz yeni bir periyoda girer.
– Sebepleri ve kaynakları kuruyan korkular kaygılar stresler hüzünler ,öfkeler … tüm ağır ve katlanılamaz duygular için rahatlama ve çözüm süreci başlar.
– Yaşam enerjimizi tıkayan kutulanmış kaldırılmış ve ötelenmiş her şey bilinçaltında bir duvar bir blokaj bir sınırlayıcı olurken . Bunların temizlenmesi sayesin yasam ve enerji hayatınıza akmaya başlar.
– Sizin algınız diğer insanların algısı değişmeye başlar.
– Sizin düşünceleriniz ve diğer insanların sizinle ilgili düşünceleri değişmeye başlar.
-Sizin tepki ve davranışlarınız dolayısı ile size karşı diğer insanların tepki ve davranışları değişmeye başlar.
– Hayattan aldığız zevk, keyif huzur ve coşku artısı kaçınılmaz olur.
– Hayatınız geriye doğru değil ileriye doğru akmaya başlar.
– Basit lokal konularda yapılan direk çalışmalar ve düzenlemeler size ek potansiyel, ek yaratıcılık, fazladan güç ve dayanıklılık sağlama yetisine sahiptir.
– Konsantrasyon , odaklanma, farkındalık, kabullenme, hafıza, zeka, muhakeme yetenekleri inanılmaz bir hızla artar.
– Yaşamınızda peşinizi bırakmayan tekrar eden durum olay sorun ve oluşlar bir süre sonra tekrar etmemeye başlar.
– Yaşan hoş süprizlerle sizi şaşırtmaya başlar.
-Kendi zihnini bilinçaltını kontrol edebilen kişi duygularını düşüncelerini ve yaşamı konrol etme düzenleyebilme güzüne sahip olur.
– Farkındalık denilen bilinç ve bilinçaltı arasındaki katı duvarların incelmesi bütünlük hissi oluşturur.
– Uzaklaştığımız benlik ve ruhumuza yaklaşmaya başlarız
– Sezgilerimiz açılır farkındalıklarımız artar , adil dengeli ve doğru bakış açıları geliştirme şansına kavuşuruz.
– Sorumluluklarımızdan kaçmayı bırakarak sade gerçekliğin içerisinde bütünlüğe doğru yaklaşırız.
– Kendi yaşamımızın sahibi yönetici patronu olmanın yolu bütün olarak bilincimize bilinçaltımıza benliğimize bir bütün olarak sahip olmaktan geçer